İnternet Tarayıcınızın Javascript Desteği Kapalıdır.
 Edebiyat ve Sanat Akademisi websitesini aktif bir şekilde kullanmak için JavaScript tarayıcınızda etkinleştirilmelidir. Tarayıcınızı kullanarak Edebiyat ve Sanat Akademisine erişim sağlarken zorluk ile karşılaşırsanız, JavaScript'in açık olup olmadığını kontrol edin.

Aşağıdaki Konu başlıkları MAC ve WİNDOWS işletimleri üzerinde çalışan EXPLORER, FİREFOX, SAFARİ ve OPERA internet tarayıcıları üzerinde JavaScript etkinleştirmesinin nasıl yapılacağı anlatılmıştır.

WİNDOWS LOGO
WINDOWS İŞETİM SİSTEMİ ÜZERİNDE;
MAC LOGO
MAC İŞETİM SİSTEMİ ÜZERİNDE;

Windows'taki Internet Explorer'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. tarayıcınızda Araçlar 'ı ve ardından Internet Seçenekleri 'ni tıklatın.
  2. Internet Seçenekleri iletişim kutusunda Güvenlik sekmesini tıklatın.
  3. Özel Düzey 'i tıklatın.
  4. Güvenlik Ayarları iletişim kutusunda Komut altında Etkin komut kısmında Etkinleştir 'i tıklatın.
  5. Tamam 'ı tıklatın
  6. Onay iletişim kutusunda Evet 'i tıklatın.
  7. Ayarlarınızı kaydetmek için Tamam 'ı tıklatın.
Windows'taki Mozilla Firefox'ta JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda Araçlar 'ı ve ardından Seçenekler 'i tıklatın.
  2. Seçenekler iletişim kutusunda, İçerik 'i tıklatın.
  3. JavaScript'i Etkinleştir seçeneğini işaretleyin ve ardından Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Mozilla Firefox'ta JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda, Ayarlar 'ı tıklatın.
  2. Görüntülenen iletişim kutusunda İçerik 'i tıklatın.
  3. Görüntülenen iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin ve ardından pencereyi kapatın.
Windows'taki Google Chrome'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızı açın ve ardından sağ üst köşede görünen ayarlar simgesine tıklayın.
  2. Açılan menüde, Ayarlar 'ı tıklatın.
  3. Ayarlar sayfasında, Gelişmiş ayarları göster 'i tıklatın.
  4. Gizlilik bölümünde İçerik ayarları'nı tıklayın.
  5. JavaScript bölümünde Tüm sitelerin JavaScript çalıştırmasına izin ver'i seçin.
  6. Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Google Chrome'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Chrome 'u ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Ayarlar sayfasında, Gelişmiş ayarları göster 'i tıklatın.
  3. Gizlilik bölümü altında İçerik ayarları 'nı tıklatın.
  4. JavaScript bölümünde Tüm sitelerde JavaScript çalışmasına izin ver 'i tıklatın.
  5. Bitti 'yi tıklatın.
  6. Ayarlar sayfasını kapatın.
Windows'taki Apple Safari'de JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda, sağ tarafta görünen ayarlar resmi simgesini tıklatın.
  2. Tercihler 'i seçin.
  3. Genel iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
    İletişim kutusu adı Güvenlik olarak değişir.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin.
Mac'teki Apple Safari'de JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Safari 'yi ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Görüntülenen iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
  3. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin ve ardından pencereyi kapatın.
Windows'taki Opera'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızı açın.
  2. Menü > Ayarlar > Tercihler 'i açın.
  3. Tercihler iletişim kutusunda, Gelişmiş kutusunu tıklatın.
  4. İçerik 'i tıklatın.
  5. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin
  6. Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Opera'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Opera 'yı ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Tercihler iletişim kutusunda, Gelişmiş kutusunu tıklatın.
  3. İçerik 'i tıklatın.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin.
  5. Tamam 'ı tıklatın.
Ziyaretci İstatistik
Online: 49 Günlük: 1498 Toplam: 2300807
Reklam Alanı
Fareler ve İnsanlar Özeti John Steinbeck


         


Bu Eser 05.06.2013 Tarihine Günün Yazısı Seçilmiştir      


KİTABIN KÜNYESİ

 

  • YAZAR: JOHN STEİNBECK
  • KİTABIN ADI: FARELER VE İNSANLAR
  • YAYIN EVİ: EVREN YAYINLARI
  • BASILDIĞI YER: ANKARA
  • TARİH: 2010

 

ROMAN HAKKINDA BİR KAÇ SÖZ

Fareler ve İnsanlar çok sürükleyici ve etkileyici bir kitaptır. Amerıkan edebiyatının başyapıtlarından birisi olan bu kısacık roman Amerikan Gerçekçiliğinin önde gelen eserlerinden birisidir. . JOHN STEİNBECK’ bu romanda 20 yy’ın başlarında küçük insanların küçük dünyalarını, hayallerini sıradan beklentilerine ve kocaman yüreklerine rağmen amaçlarına ulaşamadıklarını dramatik bir dille dile getirmiştir.

Yoğun bir duygusallık ve gerçekçi bir yaklaşımla ele alınan roman, hüzünlü bir finalle bitmektedir. Gözlem, tasvir kişilikle ilgili betimlemeler yalın ama çok etkileyici bir şekilde ortaya konulmuştur. Zenci Beyaz ayrımcılığına da vurgu yapan roman, yoksul insanların hayatlarını, düşlerini ve yüreklerini başarıyla ortaya koyan insan sevgisi ile dolu trajik  ve hüzün dolu bir konuya sahiptir.

“Fareler ve İnsanlar Steinbeck'in roman-oyun olarak adlandırılabilecek türdeki ilk denemesiydi. İkişer bölümden oluşan üç perdeyi içeren eser, hem bir novella hem de bir tiyatro oyunu olarak yazıldı.”[1]

İlk defa 1937 yılında yayınlanan eser, iki gezgin çiftlik işçisi olan George Milton ve Lennie Small'un “Büyük Bunalım “ sırasında Kaliforniya'da yaşadıkları trajik olayları anlatır.

1920'lerde kendisi de evsiz gezici bir çiftlik işçisi olan Steinbeck'in kendi deneyimlerine dayanan bu romanın başlığı, Robert Burns'ün To a Mouse (Bir Fareye) isimli şiirinden alınmıştır.

“ABD'de orta öğretimde okunması zorunlu kitaplardan biri olan Fareler ve İnsanlar, karakterlerinin saldırgan ve bayağı dili sebebiyle sıkça sansüre hedef olmuş, bu yüzden de American Library Association tarafından 21. yüzyılın en fazla sorgulanan kitapları arasında gösterilmiştir.”[2]

Roman bir anlamda John Steinback’in hayatından, deneyimlerinden ve yaşantısından izler de taşımaktadır. “Ben kendim de bayağı uzun bir süre göçmen işçiydim. Öykünün geçtiği yerlerde çalıştım. Karakterler bir yere kadar, çeşitli insanların karışımıyla ortaya çıktı. Lennie ise gerçek biriydi. Şu anda Kaliforniya'daki bir akıl hastanesinde. Onunla haftalar boyunca yan yana çalıştım. Gerçek Lennie bir kızı değil, bir ustabaşını öldürdü. Kızgındı, çünkü patron arkadaşını işten çıkarmıştı, Lennie de dirgenikarnına saplayıverdi. Bunu arka arkaya defalarca yapışını izlediğimi anlatmaktan nefret ediyorum. Onu, çok geç olmadan durdurmayı başaramadık.”[3]

“Steinbeck'in İnci isimli romanı gibi, Fareler ve İnsanlar da insan olmanın doğasını ve bireyin evrende kendini konumlandırma çabasını açıklamaya çalışır. Steinbeck bu yolla, birçok temaya değinir: hayaller, yalnızlık, zenginliğin zulmü getirmesi, güçsüzlük ve geleceğe güvenle bakamama ya da kadercilik.”[4]

 


ROMANIN KONUSU

George Milton ile Lennie Small, çiftlikten çiftliğe dolaşarak iş arayan göçmen toprak işçilerinden ikisidir.  Salinas Vadisi’nde, Soledad yakınlarında bir çiftlikte iş bulurlar ve para biriktirmek için çalışmaya başlarlar. Kendilerine ait bir parça toprak edinip oraya yerleşmeye dair ortak bir hayalleri vardır.  Lennei ise en çok da besleyip okşayabileceği yumuşak tavşanların hayalni kurmakta,  George da Lennie'nin bu takıntısını kullanarak başlarını belaya sokarsa tavşanları sevdirmeyeceğini söyleyerek Lennie'yi tehdit etmekte ve onun tehliklei şeyler yapmasına engel olmaya çalışmaktadır. 

İkili, daha önce çalışmakta oldukları Weed'deki çiftlikten, Lennie'nin bir genç kadının elbisesini okşamak istemesini, oradakilerin  tecavüz girişimi olarak algılaması sebebiyle kaçmışlar, Salinas vadisindeki bir çiftlikte çalışmaya başlamışlardır.  Çiftlikte çalışan Yaşlı Candy de onlara ve hayallerine kapılmıştır. Candy’in parası vardır. Ve üç ahbap hayallerine kavuşma şansını bulmuşlardır. Fakat çiftlik sahibinin oğlu olan Boksör Curley ile karısı üç kafadar ile hayallerine karşı bir sürpriz hazırlamaktadır.


 

KARAKTERLER

George:  Ufak tefek çevik ve esmer yüzlü, küçük ama kuvvetli ellere sahip, narin kollu ve kemikli burunlu birisidir. Dost canlısı aklı başında doğayı ve çiftlik hayatını seven küçük hayalleri olan iyi yürekli bir insandır. Lennie ye göre daha akıllı bir karakterdir.

Lennie: iri yarı bir adam  şekilsiz bir yüz kocaman renkli solgun gözler, geniş ve düşük omuzlu, çocuk ruhlu ve çok saf biridir. Aptal denilebilecek kadar zekâ özürlü, yumuşak şeyleri okşamaktan hoşlanan hayvanları çok seven iri kıyım ve aşırı kuvvetli bir adamdır. Onun aşırı kuvveti ve aşırı hayvan sevgisi, romandaki olaylara sebebiyet ve yön verecek düzeydedir.  George ’ nin sözünden çıkmayan, aşırı sevgi ve saygısından dolayı tamamen George’ye tabi olmuş birisidir.  

 

SLİM: çiftliğin ustabaşıdır.

CURLEY: Meşhur bir boksördür.  Kahverengi gözleri benizli, kıvırcık saçlı bir tip. Çiftlik sahibinin oğludur. Karısının kendisini aldattığından şüphelendiği için tanımadığı insanlara karşı kuşkulu davranan birisidir.

CURLEY’ İN KARISI: kocasını sevmeyen, bu yüzden işçilerle uğraşan ve onlarla da anlaşamayan uçarı bir kadındır.

Yaşlı Candy : George Ve Lennie'nin hayallerine kapılan ve onlarla beraber çiftlik alam sevdasına kapılan yaşlı bir işçidir. Bir miktar parası olduğu için umut saçan bir kimliğe bürünmüştür. 

Crooks: Çiftlikteki Zenci seyistir. Zenci olduğundan dolayı, diğer İnsanlar tarafından dışlanır.

 

 

 

 

           FARELER VE İNSANLAR ROMAN ÖZETİ

 

SERİM

Sıcak bir akşamüzeri birisi ufak tefek, diğeri iri yarı iki arkadaş - çalışıp para  kazanmak amacıyla Kaliforniya’nın Salinas Vadisi’ndeki bir çiftliğe doğru gitmektedir.

Bu iki arkadaş George ve Lenniedir. George ufak tefek, canlı, yanık tenli, keskin bakışlı, Lennie ise iri kıyım birisidir.

George, Lennie ’nin halasının çiftliğinde çalışmış ve Lennie’yi de burada tanımıştır. Bu arada Lennie’nin halası ölünce George ve Lennie beraber yaşamaya başlamışlardır. Lennie, bir anlamda George’ye emanet kalmış gibidir. Çünkü Lennie iri, cüsseli, insan azmanı bir güce sahip olmasına rağmen kendi kendine bakamayacak kadar zekâ olarak geride kalmış biridir.

Lennie iri yapılı, insanlarla anlaşamayan, cebinde fare taşıyan birazcık da zekâ engelli ama temiz kalpli birisidir. İkisi birlikte herhangi bir çiftlikte çalışmak için yola koyulmuşlardır. George ve Lennie iki ayrı yaratılışta ve karakterde iki farklı kutuptaki insanlar oldukları halde aralarında büyük bir dostluk vardır. Lennie’nin halası öldükten sonra George, Lennie’ye sahip çıkmış birlikteyken pek çok şey yaşamışlardır. Belli olduğu kadarıyla her ikisi de ailelerini yitirmişler, bir aile, bir dost, ağabey kardeş olmuşlardır.

George akıllı işini bilen, doğayı ve insanları seven aklı başında birisidir. Lennie ise bir çocuk ruhuna ve zekâsına sahip, insanlarla iyi anlaşamadığı için hayvanları çok seven, hayvanlarla insanlardan daha iyi anlaşan çocuk kalmış kocaman bir adamdır. Çocukça hatta aptalca bir kişiliğe sahip olan Lennie’nin yumuşak ve tüylü şeyleri okşama ve sevme takıntısı vardır. Bir boğa kadar da güçlü bir adam olan Lennie,  fare, tavşan, köpek gibi hayvanları okşamayı, mıncıklamayı seven, ancak güçlü parmaklarıyla farkında olmadan onları öldürüveren birisidir. George’nin sözünden hiç çıkmayan, güçlü kuvvetli biri olmasına rağmen George’nin her dediğini sorgusuz ve sualsiz yerine getiren çok saf bir kişiliği vardır.

İki arkadaş Soledad kasabasındaki bir çiftlikte iş olduğu haberini almış ve yola koyulmuşlardır.  George ve Lennie çiftliğe giderken Salinas ırmağının kenarına otururlar. Salinas Nehri’nin kıyısında durup yemeklerini yerler. George’ tek başına daha rahat bir yaşam sürecekken, Lennie yüzünden başına sürekli belalar gelmiş bir adamdır. Özürlü bir insanı taşımanın ağırlığını duymakta ama Lennie’nin kendi başına yaşayamayacağını bildiği için onu yanında taşımaktadır.

Lennie cebinden bir şey çıkarıp okşamaya başlar. George bunu fark eder ve ‘’ ne aldın o cebinden diye sorar’’. Lennie ’’ bir şey yok’’ der. George biraz daha sinirlenerek “cebinde yok zaten şimdi avucunun içinde ver şunu “ diye bağırır. Lennie, “bir şey değil sadece bir fare” diye cevap verir.  George  “fare mi canlı mı diye “ sorar? Lennie, korkmuştur “  Hayır ölü ben öldürmedim” diye savunmaya geçer. George fareyi alır ve ırmağın diğer tarafına fırlatır.

Lennie, George’dan birlikte kurdukları hayallerini anlatmasını ister. “Bir gün parayı denkleştirip küçük bir ev satın alacaklar, kendi tarlaları olacak, burada hayvanlar besleyeceklerdir. Gitmek istedikleri çiftlik evi karşılarında durmaktadır. George, Lennie’ye eğer başı derde girecek olursa buraya gelip fundalıkların arasına saklanmasını sıkıca tembihlemiştir.

 

DÜĞÜM

George ve Lennie çiftliğe vardıklarında onları ihtiyar bir adam karşılar ve çiftliği tanıtır. Odalarını gösterir ve odalarına yerleşirler. Candy adındaki yaşlı adam onları yatakhaneye götürür. Bir süre sonra patron gelir, çiftliğe niçin zamanında gelmediklerini sorar. Lennie’ye sorduğu sorulara George’un yanıt vermesi patronun dikkatini çekmiştir. George, arkadaşının zeki olmadığını, ancak bir boğa kadar güçlü olduğunu belirtir. Patron, ise George’nin Lennei’yi kullandığını ve Lennie’nin parasını yediğini düşünmüştür. George, Lennie’nin kuzeni olduğunu, annesi öldükten sonra Lennie’ye göz kulak olduğunu anlatır. Ama Patron bu anlatılanlara inanmamıştır.

Yavaş, yavaş çiftlikteki arkadaşlarıyla tanışırlar. George çiftliğe gelmeden önce Lennie’ ye Çiftliğe gittiklerinde hiç konuşmaması gerektiğini tembih etmiştir. Bu yüzden çiftliklerdekilerle konuşan hep George olmuştur.

George ve Lennie ‘nin çiftliğe gelme ve çiftliklerde çalışma amaçları biraz para kazandıktan sonra bir çiftlik kurmaktır. George, Lennie ‘ ye  hep bir çiftlik kurma hayalini anlatmaktadır. Gerge’nin hayalindeki çiftlik:   “ O çiftlik 10 dönüm bir yerdi küçük yel değirmeni de vardır. Küçük bir evi birde tavuk bahçesi var. Sonra bir mutfağı, bir meyve bahçesi, vişnesi, elması, kaysı ve cevizi birazda dudu vardı. Yonca için ayrı bir yer ve yoncalığı sele boğacak kadar da bol su var. Birde domuz ahırı var. Birkaç domuz besleye biliriz, vaktiyle dedemin olduğu gibi pastırma sucuk yapar orada kurutur, sosis yaparız ve buna benzer her şeyi yaparız. Sonra somon balığı çıkınca binlerce tutar salamurasını ve çirozunu yaparız.  Meyve yetiştiği zaman konserve yaparız. Küçük bir evimiz ve kendimize  mahsus bir odamız olacak. Şişman küçük bir dökme demir soba… Kışın sobayı hiç söndürmeden yakarız. Tavşanların için yoncalığa gider yonca toplarsın onlarla sen ilgilenirsin…” (sayfa: 85- 86)

George, bunları anlatırken Lennie kendinden geçmekte, okşayacağı tavşanların hayalini kurmaktadır. Çünkü bu hayaller içerisinde Lennie’yi ilgilendiren tek şey hayvanlar ve tavşanlardır. George bu hayallerini anlatırken Lennie, ise çiflikteki tavşanları sevebilmenin hayalini kurmaktadır. George ve Lennie’nin planları bu çiftlikte bir müddet çalışıp biraz para biriktirdikten sonra kendilerine bir çiftlik satın almaktır. Bu çiftliği almak için, çiftlikte çalışan yaşlı adam Candy’nin parasını da almayı düşünmektedirler.

Çiftliğin patronu, George ve Lennie’yi pek sevememiştir. Patron’un oğlu Curley de bu iki arkadaştan pek memnun kalmamıştır. Curley, ufak tefek olduğundan Lennie gibi iri vücutlu insanlardan nefret etmektedir.  Ayrıca Curley, kendisini aldattığını duyduğu karısından dolayı da bu iki arkadaşa iyi davranmamıştır.

 Yaşlı temizlikçi Candy, Curley hakkında onlara bilgi verir. Curley usta bir boksördür., İki hafta önce oynak bir kadınla evlenmiştir. George, Lennie’nin çok güçlü olduğunu, Curley’nin Lennie’ye bulaşmamasını söyler. George, bu adamın başlarına bela olacağını hissetmiş, Lennie’yi Curley’den uzak durması konusunda iyice uyarmıştır.

Yatakhanede Slim adında bir çalışan vardır. Bu çiftlikte ustabaşıdır. George ve Lennie’nin en iyi arkadaşları, Slim’dir.  Slim, yatakhane köpeğinin olduğunu ve doğurduğundan bahseder. Lennie hayvanları sevdiği için bu habere dikkat kesilmiştir. Curley’nin rujlu dolgun dudaklı, boyalı gözlü, kırmızı ojeli tırnaklı ve işveli karısını da görmüşlerdir. Kadının amacı çiftliğe yeni gelen işçilerle tanışmaktır. Lennie, gözlerinin kadından alamaz. George, arkadaşını bu kadından uzak durması konusunda da uyarır.


Slim, George ve Lennie, arpa taşıma işinde çalışmaktadır. Slim Lennie’nin kuvvetinden çok etkilenir. Onun kadar güçlü bir işçi görmemiştir. George, arkadaşı hakkında Slim’e bilgi verir. Lennie’nin kuş beyinli olduğunu, fakat deli olmadığını, kimseye bir zararının dokunmadığını, Clara teyzenin onu bebekken evlatlık aldığını, teyzesi öldükten sonra da çiftliklerde beraber çalıştıklarını anlatır. Slim, Lennie’ye köpeklerin olduğu samanlığa götürmüş ve onun köpekleri sevmesine izin vermiştir.

George, Slim’e Lennie, ile birlikte yaşadıkları bir olayı da anlatmıştır. Bir yerde çalışırlarken Lennie, kırmızı elbiseli bir kızı görmüş, sırf yumuşak mı diye merakından kızın elbisesine dokunmak istemiş,  kız çığlık atınca da elbiseye yapışmıştır.  George, kızı Lennie’nin elinden kurtarmak için kafasına bir çit kazığıyla vurmuş ve kızı kurtarmıştır. Olayın sonrasında kasabanın tüm erkekleri peşlerine düşmüş, gün boyunca sulama kanalında saklanmak zorunda kalmışlar, sonra da kaçmışlardır.

Her akşam Lennie, George’ye hayallerini anlatmasını istemekte George’de anlatmaktadır. Konuşmalara kulak misafiri olan Candy, birikmiş parasının olduğunu ve bu hayale ortak olmak istediğini söyler. Artık iyice yaşlandığını, tek koluyla işe yaramayacağını, ancak yemek pişirip tavuklara bakabileceğini söyleyince herkesin umudu artar ve bu hayallere kavuşabilme ihtimali çoğalmıştır. Herkes sevinç içindedir. Güzel günler yaklaşmaktadır.

Çiftlikte bir de seyis vardır. Ama zenci olduğu için diğer çalışanlar tarafından dışlanmaktadır. Çiftliktekiler işleri bittikten sonra nal oyunu oynamaktadır. Çünkü çiftliktekilerin tek eğlencesi, işte bu nal oyundur.

Crooks, ise başka hiç kimse ile konuşamadığından anlamayacağını bile bile, Lennie’ye içini dökmektedir. Sırf zenci olduğu için yatakhaneye alınmadığını onunla kimsenin kâğıt oynamadığını, odasına kapanıp kitap okumaktan başka bir şey yapamadığını, yalnızlıktan bunaldığını anlatmıştır.


George de o gün çiftliktekilerle birlikte bu nal oyununu oynamaya dalmıştır. George oyun oynarken Lennie samanlığa girmiş doğurmuş olan köpeği bulmuş ve Slim’in ona verdiği köpeği okşamaya başlamıştır. Zenci seyis Crooks, iri adamın ahırda yavru köpekleri mıncıkladığını, onlara zarar vereceğini söyler. Lennie, yatakhaneye geldiğinde, George ona köpekleri mıncıklamaması gerektiğini söyler

Bir gün Curley, sinirli bir halde yatakhaneye gelmiş karısını aramaktadır. Bu sırada hayaller kurmakta olan Lennie kendi kendine gülmektedir. Boksör, Curley, Lennie’ye sataşarak onu yumruklamaya başlar. Lennie, ne yapacağını bilemez bir halde Geoge’ye bakmaktadır.  Yüzü gözü kan içinde kalınca George, Lennie’ye karşılık vermesini söyler. Lennie, Curley’in yumruğunu yakalar ve sıkmaya başlar. Curley, oltaya tutulmuş balık gibi çırpınmaya ve ağlamaya başlar. George, Lennie’nin parmaklarını gevşetebilmek için onu tokatlayınca Lennie, Curley’nin elini bırakmıştır ama Curley’in elleri ezilmiş kemikleri kırılmıştır.

George, Slim’e, çiftlikten kovulacaklarını ama paraya ihtiyaçları olduğunu, çalışmak zorunda olduklarını söyler. Slim, Curley’nin yanına giderek, soranlara elini makineye kaptırdığını söylemesini, şayet bu adamları kovduracak olursa, olan biteni olduğu gibi anlatacaklarını, kendisinin rezil olacağını söyler. Curley, çaresiz kabul etmiştir.


O gün Lennie yeniden samanlığa girmiş köpeği sevmektedir. Fakat daha önce fareyi severken öldürdüğü gibi bu köpek yavrusunu da severken öldürmüştür. Köpeği öldürdüğünü fark eden Lennie, George ’nin  çok kızacağından korkarak ne yapacağını bilemez bir hale düşmüştür. O sırada samanlığa Curley’in eşi girmiştir. “ Bu kadın boyalı dudakları, birbirinden fazla ayrık gözleri vardı. Lüle, lüle sarkan saçları küçük sucuklara benziyordu. Basmadan bir ev elbisesi ve kırmızı ayakkabılı, kırmızı ojeli bir bayandı. Kocasını  hiç sevmediği gibi çiftlikte de fazla sevilmiyor.” ( syf:48)  kadın Lennie’ nin yanına oturur. Sonra köpeği görür ve ölü olduğunu fark eder. 

 Ne olduğunu sorar ve Lennie telaşla isteyerek olmadığını sadece sevmek istediğini söyler. Kadın bir şey olmayacağını  aitı üstü bir bir köpek olduğunu söyleyerek Lennie’yi rahatlatmaya çalışır. Curley’nin karısı, Lennie’ye yakınlaşmaya çalışır. Onunla konuşmak, içini dökmek ister. Bir tiyatro oyuncusu ya da bir film yapımcısıyla evlenmek istediğini, fakat annesinin buna engel olduğunu, çok daha iyi yerlerde olabilecekken, şimdi bu çiftlikte çok sıkıcı bir yaşama mahkum olduğunu, kocası Curley’yi hiç sevmediğini anlatır..

 Bu arada köpeğin yumuşak tüylerinden söz açılır. Kadın Lennie’nin yumuşak şeyleri okşamaktan zevk aldığını ve Lennie’nin saf ve güçlü biri olduğunu anlamıştır. Lennie ile biraz konuştuktan sonra kadın, “Benim saçımda yumuşaktır gel benimkini de okşa.” der. Sonra Lennie’nin elini tutarak saçına götürür. Lennie kadının saçlarını o kadar beğenir ki çok güzel diyerek sevmeye başlar.

Kadın saçımı bozma dese de Lennie daha kuvvetli okşamaya başlar. Kadın dikkat et saçımı bozacaksın dese de, Lennie okşamaya devam eder  Sonra kız öfkeli öfkeli “ Bırak artık  yeter saçımı berbat edeceksin “ diye bağırmaya başlar ve başını birden yana çeker. Fakat Lennie’nin parmakları saçlarını sımsıkı yakalamış ve bırakmamaktadır.  

Kadın bırak diye bağırınca Lennie çok şaşırıp telaşlanmıştır. Kadın çığlık koparınca Lennie “ne olur  öyle yapma George çok kızacak “ diye yalvarmaya başlar. Kadın Lennie’ nin elinde çırpınıp durmaktadır.  “Ayakları otları dövüyor serbest kalmak için kıvranıyordu. O sırada Lennie’ nin elinin altında boğuk bir  çığlık sesi geldi.Lennie ağlamaya başladı. Ne olur öyle yapma diye yalvardı. George bana yine kötü iş yaptım diye kızacak, tavşanları sevmeme izin vermeyecek diye söylendi. Biraz elini kıpırdatır gibi oldu  fakat kızın çığlığı duyuldu. Lennie  öfkelenerek yapma işte öyle bağırma diyorum sana diye söyleniyordu.  Fakat kız mücadeleye devam ediyordu. Gözleri dehşetten çılgına dönmüştü. O sırada Lennie kızı sarstı çünkü ona çok kızmıştı. Kızın vücudu balık gibi çırpınıyordu ve sonra durdu bir daha da kımıldamadı. Yavaş yavaş elini kızın ağzından çekti kız hiç kımıldamadan yatıyordu.”( syf: 134-135) Lennie, buna daha da sinirlenerek ve telaşa kapılarak kadının ağzını kapatır. Lennie, güçlü kollarıyla kadını silkeler ama kadının boynu kırılmıştır.


 

ÇÖZÜM

Lennie kötü bir şey yaptığını fark eder ve George ‘nin onu tembihlediği gibi kötü bir şey olduğunda ırmağın kenarına gitmesi gerektiğini hatırlar ve oradan uzaklaşır.

Yaşlı Candy ahıra girdiğinde, samanların üzerinde Curley’nin karısını görür. Ona yaklaşır, kadının ölmüş olduğunu anlar. Hemen George’u alıp getirir. George, bu işi Lennie’nin yaptığını anlamıştır. İşçilerin Lennie’yi linç etmelerinden korkup, kendisinin de bu işle ilgisinin olduğunu düşünmesinler diye bir süre bekler. Daha sonra Yaşlı Candy’e dışarıda at nalı oynayan işçilere haberi vermesini söyler. Adamlar koşarak ahıra gelir. Slim, kadının kırılmış boynunu inceler. Curley, bu işi yapanın Lennie olduğunu söyler,

İşçiler ahırın etrafında şaşkınlıkla bakarken, Curley karısının cansız bedenini görünce sinirlenir ve herkese emin verir. Silahlarınızı  alın aramaya çıkacağız diye emirler yağdırır.  Herkes silahlarına sarılmış ve Lennie’yi aramaya çıkmıştır.

George Lennie’nin nereye gideceğini bildiği için  herkesten önce ırmağın kenarına gider ve Lennie’ yi orada bulur. Lennie elindeki küçük ölü köpek yavrusuyla George’u beklemektedir. Ancak George, Lennie’yi bulduklarında öldüreceklerine inandığı için korkmaya başlamıştır.

Lennie, George ’yi görünce hemen savunmaya geçer. İsteyerek yapmadım der. George, Lennie’ye bağırır.  “Biliyorum senin bir suçun yok” diye onu rahatlatmaya çalışır.

Sonra ikisi de kumlara oturur.  George, Lennie ‘yi rahatlatmak için satın alacakları çiftlik ile ilgili hayallerini anlatmaya başlar ve Lenni’ye nehrin öbür kıyısına bakmasını, anlattıklarını gözünde canlandırmasını söyler.


 Lennie hayran hayran ırmağa bakarak  George ‘u dinlemektedir. George anlatırken, George, Carlson’un Luger tabancasını eline almıştır. Lennie sahip olacakları evi ve bakacağı tavşanları hayal ederek gülümsemektedir.

George, Lennie ‘nin ensesine silahı dayamıştır. Bu esnada Curley ve adamlarının sesleri duyulamaya başlamıştır. Tabancanın emniyetini açar, tabancayı tuttuğu elini kaldırır. Lennie’nin ensesine bakar. Eli titrer, elini yere indirir. Hayallerini anlatmaya devam eder. George, ikinci kez elini kaldırır, çok sevdiği arkadaşını ensesinden vurup öldürür.

Lennie ‘nin o koca vücudu oraya yığılır.  George, elindeki tabancayı fırlatır. Kumların üzerinde taş kesilmiş gibi kalmıştır. Silah sesini duyan Curley ve adamları ırmağın kenarına gelir. Lennie’ nin cansız bedenini yerde görürler ve çiftliğe dönmek için hareketlenirler. George hala yerde oturmakta ve ayağa kalkamamaktadır. Slim onu kolundan tutarak kaldırır.  Slim, “ Bunu yapmak zorundaydın George” der ve çiftliğe doğru yola koyulurlar.

 

 

      

JOHN STEİNBECK’ İN HAYATI

   

JOHN STEINBECK, 1902’ de Kaliforniya’nın Salinas kasabasında doğdu. Çocukluk ve ilk gençlik yılları boyunca yaz tatillerini  civar çiftliklerde çalışarak  geçirdi. Henüz 14 yaşındayken yazar olmayı aklına koyan Steinbeck , eserlerinin çoğunda mekan olarak seçtiği Salinas vadisindeki bu çiftliklerde,kırsal kesimlerdeki zorlu hayat koşullarına ilişkin ilk izlenimleri edindi. 1919 yılınsa Stanford Üniversitesi’ne girdiyse de, altı yıl süren üniversite öğrenimi boyunca, yalnızca yazarlık kariyerinde kendisine yararlı olacağını düşündüğü derslere katıldı. Yine aynı dönemde, hem okul giderlerini karşılamak, hem de hayat deneyimlerini geliştirmek amacıyla tezgahtarlık, ırgatlık, duvarcılık, marangozluk, laborantlık gibi pek çok işte çalıştı.1925 yılında okulu bıraktı,yazar olarak kendini kabul ettirmek umuduyla New York’ a gitti. Ne var ki pek kısa süren gazetecilik deneyimi dışında, yazılarını yayınlatmayı başaramadı ve 1926 ’ da Kaliforniya ‘ ya döndü.bunu izleyen iki yıl boyunca, Lake Tahoe ‘ da bir sayfiye evinin bekçiliğini yaptı. Yılın sekiz ayı karlar altında kalan bu ıssız yerde ilk eserini kaleme aldı. 1929’ da basılan ilk romanı  Altın Kupa, edebiyat çevrelerinin pek dikkatini çekmedi. Bunu Cennet Çayırları adlı eseri izledi. Nihayet 1935 yılında yayınlanan Yukarı Mahalle,  Steinbeck ’in yazarlık kariyerinde bir dönüm noktası oldu. Böylelikle edebiyat eleştirmenlerince gelecek vaat eden büyük bir  yetenek olarak ve kabul edilmiş oluyordu. Bu romanı, Kaliforniya’da yaşam mücadelesi veren işçi sınıfını konu alan, her biri birer konu alan başyapıt olarak kabul gören Bitmeyen Kavga,  Fareler ve İnsanlar  ve 1940’ da ona Pulitzer ödülünü kazandıran Gazap Üzümleri izledi. Öteki belli başlı eserleri arasında  Ay Battı, Sardarle Sokağı, Al Midilli, Bilinmeyen Bir Tanrıya, İnci, Cennetin Doğusu, Tatlı Perşembe, Pipin IV ’ün Kısa Süren Saltanatı, Kaygılarımızın Kışı, Bir Savaş Vardı sayılabilir.

1962 yılında Nobel edebiyat ödülünü kazanan Steınbeck, 1968 yılında hayatını kaybetti.


           JOHN STEİNBECK ‘İN EDEBİ KİŞİLİĞİ

 

John STEINBECK (1902 -1968) Modern Amerikan edebiyatının en önemli sanatçılarındandır. Yaşamı boyunca birçok meslek değiştirmiş, yazarlıkta karar kılmıştır. Realist bir yazardır. Eserlerinde Califonia ’daki insanların sıkıntı ve acı dolu yaşamlarını başarıyla anlatmıştır.Öykü ve roman türünde eserler vermiştir.

Yerel özellikleri canlılık yansıtan ger­çeklikleri ve özgün tiplemeleriyle dik­kati çeken öykü dizisi ilk başarısı ol­du: Cennet Çayırları (The Pastures of Heaven) 1932; bu düzeyi aşan küçük romanı izledi: Yukarı Mahalle (Tortil­la Fiat) 1935. Yakından bildiği Kali­forniya toplum yapısının karışık ve renkli dokuması onun anlatımıyla canlandı, küçük ve sıradan insanların in­sancıl dünyasını işledi. Böylece toplu­munun ana sorunlarına yönelme gücü­nü buldu, ilkin bölgesinde her yıl yine­lenen iş ve işçi çatışmalarını işledi: Bitmeyen Kavga (İn Dubious Battle) 1936. Araya güzel bir dostluk öyküsü yerleştirdi: Fareler ve insanlar (01 Mice and Men) 1937. Aynı yıl sahne­lendi, başarı kazandı, 1939′da da filme çekildi. 1930 bunalımında topraklarını yitirmiş binlerce Amerikalı ailenin ba­tıya yaptıkları umut göçü, Gazap Üzümleri’nin (The Grapes of Wrath) 1939, etkili konusu oldu, ilk ödülünü de bu eseriyle aldı (Pulitzer, 1940). İkinci Dünya Savaşı cephelerinde mu­habirlik yaptı, görüp duyduğu öğelerle de yurt dışında geçen tek romanım ya­zıp işgalci Almanlara karşı direnen Norveçlilerin gücünü dile getirdi: Ay Battı (The Moon ís Down) 1942. Yine o eski tanıdık Kaliforniya çevresine döndü: Sardalya Sokağı (Cannery Row) 1945, Aşk Otobüsü (The Wayward Bus) 1947, İnci (The Pearl) 1947, Alev (Burning Bright) 1950, Cennet Yolu (East of Eden) 1952, Tatlı Perşembe (Sweet Thursday) 1954, Pippin IV’ün Kısa Süren Salta­natı (1957, son romanı sayılan The Winter of Our Discontent (Mutsuzlu­ğumuzun Kışı) 1961. Metinde anılamayan öykü derlemeleri: Al Midilli(The Red Pony) 1937, ilk romanların­dan biri daha: Bilinmeyen Bir Tanrıya (To o God Unknown) 1933; ünlü se­naryosu: Viva Zapata (1952). ABD topraklarında köpeğiyle yaptığı gezi­nin ilginç anlatısını veren eseri Tra­vels With Charley (Serüven Yolcuları) 1962, kamuoyunun dikkatini yeniden çekince ömür boyu gerçekleştirdiği sa­natsal birikim değerlendirilerek Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandı (1962).





  • [1] http://tr.wikipedia.org/wiki/Fareler_ve_%C4%B0nsanlar
  • [2] http://tr.wikipedia.org/wiki/Fareler_ve_İnsanlar
  • [3] Mice, Men, and Mr. Steinbeck, The New York Times, 5 Aralık 1937, ss. 7
  • [4] Kirk, Susan Van (2001). Tracy Barr, Greg Tubach,. ed. Cliff Notes: On Steinbeck's Of Mice and men. New York: Wiley Publishing. ISBN 0-7645-8676-9.



Yorumlar