İnternet Tarayıcınızın Javascript Desteği Kapalıdır.
 Edebiyat ve Sanat Akademisi websitesini aktif bir şekilde kullanmak için JavaScript tarayıcınızda etkinleştirilmelidir. Tarayıcınızı kullanarak Edebiyat ve Sanat Akademisine erişim sağlarken zorluk ile karşılaşırsanız, JavaScript'in açık olup olmadığını kontrol edin.

Aşağıdaki Konu başlıkları MAC ve WİNDOWS işletimleri üzerinde çalışan EXPLORER, FİREFOX, SAFARİ ve OPERA internet tarayıcıları üzerinde JavaScript etkinleştirmesinin nasıl yapılacağı anlatılmıştır.

WİNDOWS LOGO
WINDOWS İŞETİM SİSTEMİ ÜZERİNDE;
MAC LOGO
MAC İŞETİM SİSTEMİ ÜZERİNDE;

Windows'taki Internet Explorer'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. tarayıcınızda Araçlar 'ı ve ardından Internet Seçenekleri 'ni tıklatın.
  2. Internet Seçenekleri iletişim kutusunda Güvenlik sekmesini tıklatın.
  3. Özel Düzey 'i tıklatın.
  4. Güvenlik Ayarları iletişim kutusunda Komut altında Etkin komut kısmında Etkinleştir 'i tıklatın.
  5. Tamam 'ı tıklatın
  6. Onay iletişim kutusunda Evet 'i tıklatın.
  7. Ayarlarınızı kaydetmek için Tamam 'ı tıklatın.
Windows'taki Mozilla Firefox'ta JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda Araçlar 'ı ve ardından Seçenekler 'i tıklatın.
  2. Seçenekler iletişim kutusunda, İçerik 'i tıklatın.
  3. JavaScript'i Etkinleştir seçeneğini işaretleyin ve ardından Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Mozilla Firefox'ta JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda, Ayarlar 'ı tıklatın.
  2. Görüntülenen iletişim kutusunda İçerik 'i tıklatın.
  3. Görüntülenen iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin ve ardından pencereyi kapatın.
Windows'taki Google Chrome'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızı açın ve ardından sağ üst köşede görünen ayarlar simgesine tıklayın.
  2. Açılan menüde, Ayarlar 'ı tıklatın.
  3. Ayarlar sayfasında, Gelişmiş ayarları göster 'i tıklatın.
  4. Gizlilik bölümünde İçerik ayarları'nı tıklayın.
  5. JavaScript bölümünde Tüm sitelerin JavaScript çalıştırmasına izin ver'i seçin.
  6. Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Google Chrome'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Chrome 'u ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Ayarlar sayfasında, Gelişmiş ayarları göster 'i tıklatın.
  3. Gizlilik bölümü altında İçerik ayarları 'nı tıklatın.
  4. JavaScript bölümünde Tüm sitelerde JavaScript çalışmasına izin ver 'i tıklatın.
  5. Bitti 'yi tıklatın.
  6. Ayarlar sayfasını kapatın.
Windows'taki Apple Safari'de JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda, sağ tarafta görünen ayarlar resmi simgesini tıklatın.
  2. Tercihler 'i seçin.
  3. Genel iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
    İletişim kutusu adı Güvenlik olarak değişir.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin.
Mac'teki Apple Safari'de JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Safari 'yi ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Görüntülenen iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
  3. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin ve ardından pencereyi kapatın.
Windows'taki Opera'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızı açın.
  2. Menü > Ayarlar > Tercihler 'i açın.
  3. Tercihler iletişim kutusunda, Gelişmiş kutusunu tıklatın.
  4. İçerik 'i tıklatın.
  5. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin
  6. Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Opera'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Opera 'yı ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Tercihler iletişim kutusunda, Gelişmiş kutusunu tıklatın.
  3. İçerik 'i tıklatın.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin.
  5. Tamam 'ı tıklatın.
Ziyaretci İstatistik
Online: 153 Günlük: 1441 Toplam: 2037336
Reklam Alanı
İbrahim Çallı Hayatı ve Resim Sanatı
İbrahim Çallının Hayatı

         

( d.13 Temmuz 1882, Çal, Denizli - ö. 22 Mayıs 1960 İstanbul ) Türk ressam,


Rüştiyeyi doğum yeri olan Çal’da, Mülki İdadi'sini ise İzmir’de bitirdi.  Askeri okula girmek üzere İstanbul’a gönderildi. Ancak; resim çalışmalarına yönelerek,  Vefa İdadisi öğrencilerinin arasına katılarak resim dersleri almaya başladı. Parasını çaldırıp maddi sıkıntı içine girince arzuhalcılık ve daha sonra adliyede kâtiplik gibi farklı işlerde çalıştı. Ermeni asıllı bir ressamla tanıştı ve ondan resim kursu aldı. Ressam Roben Efendi’den de resim dersleri alan Çallı, Şeker Ahmet Paşa’nın oğlu İzzet Bey’le tanıştı. İzzet Bey’in arcılığı ile Şeker Ahmet Paşa’nın önerisi üzerine 1906 yılında şimdiki adı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi olan dönemin Sanayi-i Nefise Mektebi’ne girdi. Altı yıllık okulu üç yılda bitirdi. ( http://tr.wikipedia.org/wiki/ibrahim çallı) 



İkinci Meşrutiyet'in ilanıyla Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda yapılan değişikliklerle birlikte, toplumun tüm kesimlerinde hemen hemen her alanda siyasal, sanatsal ve düşünsel yönden haklar verilince; Ressam Ruhi’nin önerisiyle çoğunluğu Sanayi-i Nefise Mektebi mezunu Sami Yetik, Şevket Dağ, Hikmet Onat, Agah Bey, Mehmet Ruhi Arel, Ahmet Ziya Akbulut, Halil Paşa, Hüseyin Zekai Paşa, Nazmi Ziya Güran, Hüseyin Avni Lifij, Feyhaman Duran, Mehmet Ali Laga ve Müfide Kadri gibi genç ressamlardan oluşan ve Türk ressamlarının ilk örgütü olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nin üyesi oldu  ( http://tr.wikipedia.org/wiki/ibrahim çallı ) 


1910 yılında Maarif Vekaleti’nin açmış olduğu burs sınavını birinci olarak Çıplak Adam ve Harekat Ordusunun Muhafız Alayı'ndan Maksut Çavuş adlı çalışmalarıyla kazandı ve Fransa’ya gönderildi. 1910 ile 1914 yılları arası Paris’te Fernand Cormon’un atölyesinde öğrenimini sürdürdü.


1910 yılında Maarif Nezareti'nin açtığı 'Avrupa'ya tahsile gönderilecek öğrenciler' yarışmasında 'Çıplak Adam' ve 'Hareket Ordusunun Muhafız Alayından Maksut Çavuş' adlı tablolarıyla birinci oldu.Aynı yıl Hikmet Onat ve Ruhi Arel'le birlikte Paris'e gönderildi.
 
İbrahim Çallı; Namık İsmail, Hikmet Onat, Nazmi Ziya Güran ve Avni Lifij'le birlikte, Paris Ecole Nationale des Art Decoratifs Fernand Cormon atölyesinde 4 yıl resim eğitimi aldı.


Cormon; Empresyonist ve Kübist denemelere şiddetle karsı çıkan bir ressamdı; Modern eğilimleri soysuzlaşma, yozlaşma olarak nitelendiriyordu. Oysa ki gerek Çallı gerekse arkadaşları; eğitmenlerinin aksine Empresyonizme yakın bir teknik benimsedi.


 1914 yılında Birinci Dünya Savası çıkınca, eğitimini tamamlayamadan yurda dönen Çallı; aynı yıl Sanayi-i Nefise Mektebi'nde Vallaury'nin yardımcılığına getirildi ve Resim Bölümü, Yağlıboya Atölyesi öğretmeni olarak göreve başladı. 1917'de Yurda döndükten sonra Çallı, Enver Paşa’nın talebiyle, savaş resimleri yapmak için Şişli'de açılan Harbiye Nezareti atölyesinde çalıştı.



Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla yurda döndü. Vallaury’nin yardımcısı olarak Sanayi-i Nefise Mektebi’ne atanan sanatçı, müttefik ülkelere Türk toplumunun değişen yüzünü sanat yoluyla aktarmak amacıyla gerçekleştirilen “Şişli Atölyesi” etkinlikleri kapsamında ürettiği çalışmarının Viyana ve İstanbul sergilerinin 1917 yılında altı eseriyle katıldığı İstanbul sergisinde “Sanayi-i Nefise Madalyası” kazandı. 1914 Kuşağı onun adıyla “Çallı kuşağı” olarak anıldı.


Çallı; Türk resminde ilk nü (çıplak) çalışan ressamdır. 1914 -1917 yılları arasındaki resimlerinde lirik bir anlatım sezilir. Bu dönemde yaptığı tablolarda dengeli bir kompozisyon kaygısı sezilir. Siyah ve kahverenginin soyutlandığı resimlerinde; özgür fırça vuruşları ve isçiliği dikkat çeker.1923'den sonra manzara ve natürmortların yanı sıra Atatürk devrimlerini ve özellikle Kurtuluş Savası’nı konu alan resimler yaptı.Zeybekler (1923), Atatürk Portresi (1935), Süvariler (1936), Hatay’ın Anavatana Hasreti (1938 ) Cumhuriyet Döneminde yaşanan, Beyaz Rus akınıyla İstanbul’a gelip bir süre kalan ressam Alexis Gritchenko'nun etkinde kalan Çallı, 1927 yılında  'Mevleviler' isimli resim serisine imza attı. Bu seriyle Çallı,  uygulamakta olduğu empresyonist teknikten vazgeçti ve Rus ressamın da etkisiyle; grafiğe yakın, şematik ve fazla karışık olmayan bir renk stilini benimsedi. Bu resimlerde Çallı; detaylardan arınmış düz renklere yöneldi.  ( Tevfik Elçioğlu,brahim Çallı, Grafik Saati, İstanbul ) 


Çalışmalarında nesnelerin hatlarını, keskin konturlarla belirtmek yerine  sıcak ve soğuk renklerlerin dansıyla tasvir etti. Eskiz ve desenlerini yumuşak fırça darbeleriyle çizdi. Bu çalışmalara örnek olarak; Salah Cimcoz Portresi, Resit Safvet Portresi, Camlıkta Kadınlar, Lütfiye İzzet Portresi gibi yapıtlarda gösterilebilir.( Tevfik Elçioğlu,brahim Çallı, Grafik Saati, İstanbul ) 


İbrahim Çallı, 1947 yılında emekli oluncaya kadar İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde adına acılan atölyede resim öğretti. 


Sanatçı, düzenli olarak Galatasaray sergilerine, aralıklı olarak da Devlet resim ve heykel sergilerine katıldı.( Tevfik Elçioğlu,brahim Çallı, Grafik Saati, İstanbul ) 


Müttefik ülkelere Türk toplumunun değişen yüzünü sanat yoluyla aktarmak amacıyla gerçekleştirilen bu etkinlik sırasında birçok sanatçı, Şişlideki ahşap bir atölyede gece gündüz savaş konulu resimler üretmişler ve bunlar daha sonra Viyana ve İstanbul’da sergilenmişlerdir. 


Çallı'nın, iyi sanatçı olmanın yanı sıra iyi bir öğretmen olduğunu da yetiştirdiği öğrencilerden anlamak olasıdır. Şeref Akdik, Refik Epikman, Saim Özeren, Elif Naci, Mahmut Cuda, Muhittin Sebati, Ali Avni Çelebi, Zeki Kocamemi ve Bedri Rahmi Eyüpoğlu yetiştirdiği öğrenciler arasında gösterilebilir.


1947 yılında emekli olan Çallı, 22 Mayıs 1960 yılında mide kanaması sonucu vefat etti.


1947 yılında emekli olan ve 22 Mayıs 1960 yılında mide kanaması sonucu İstanbul’da yaşamını yitiren Çallı'yla Son Buluşmayı Hasan Ali Yücel, ölümünden sekiz gün sonra ; 30 Mayıs 1960'ta kaleme aldığı "Dostum Çallı" yazısında, şöyle anlatıyor:


"O'nu son defa Taksim civarında görmüştüm. O şakacı Çallı, benimle uzun bir seyahate çıkacakmış gibi içli içli konuştu. Sesi, kederli bir inilti kadar ihtiyar ve bitkin, titriyordu. Ayrılırken öpüştük, aksi yönlere yürüdük. Garip iç dürtüsüyle arkama döndüm, ne göreyim, o da bana bakıyordu. Birbirimizi bir kere daha selamladık" şeklinde anlatmıştı.


Atatürk'ün "Biz ekmek bulamıyorduk. Bu atlar nasıl böyle semirmiş" dediği Zeybekler adlı tablosu Yeniden sergilemeye açılan Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi İbrahim Çallı Salonu’nda 1914 kuşağı sanatçılarının resimleri yer alıyor. İbrahim Çallı’nın Zeybekler tablosu'nun özel bir öyküsü bulunmaktadır. Aynı zamanda Osman Hamdi’nin asistanı da olan Çallı, Atatürk’ün isteği üzerine Etnoğrafya Müzesi’nde bir sergi açar. Bu sergide de yer alan “Zeybekler” tablosunu gören Atatürk, Çallı’ya döner ve “Biz Kurtuluş Savaşı’nda yemeye ekmek bulamıyorduk, senin resmindeki atlar nasıl semirmiş böyle?” diye sorar. Usta ressam malzemelerini alır ve tablosundaki atı bir deri bir kemik hale getirir


İBRAHİM ÇALLININ RESİM ÜSLUBU VE SANATI 


İbrahim Çallı ve Namık İsmail, Türk resmi içinde "Türk İzlenimcileri" olarak değerlendirilirler. Aslında bireysel yaklaşımları ve üsluplarıyla resim sanatına farklı bir görüş getirme çabası içinde bir arayışı temsil etmektedirler. Osmanlı kadınının resme olan ilgisi işte bu bireysel yaklaşımlara ve sanatsal gereksinimlere dayanmakla beraber, toplumsal uyanış zincirinin bir halkasından ibarettir 
 ( Mümtaz SAĞLAM, "Kimlik Soruları Açısından Yeni Kadın ve Resim İlişkileri", Sanat Dünyamız, sayı: 63., s:160.)  İbrahim Çallı' nın ve Namık İsmail' in kadın portrelerinde Osmanlı toplumunun değişen mekanı içinde çağdaşlaşan kadınını ve değişen değerlerini görmek mümkündür. 
İbrahim Çallı dış mekan portre çalışmaları da gerçekleştirmiştir. Gerek iç gerekse dış mekan çalışmalarında kadın çağdaş kıyafetler içinde, psikolojilerini yansıtan yüz ifadeleriyle verilmiştir.Fransız izlenimciliğini Türk resmine taşıdığı gibi bambaşka bir yol çizerek Türk resmini klasik öğretilerin sınırlarından çıkarıp yeni bir doğa ve figür anlayışı getirdi. O zamana kadar fotoğraftan yapılan manzara resimleri ve natürmortlar, Çallı'yla birlikte doğanın karşısına geçilerek yapılmaya başlandı. Türk resminde üsluba getirdiği yenilik dışında sanat anlayışına ve sanatçı hayatına da yeni bir bakış açısı getirmiştir.


İbrahim Çallı, bir taraftan tablolarıyla, öte  yandan yetiştirdiği talebeleriyle Türk resim sanatının gelişim çizgisini ellerinde  hissetmiştir (Üzümeri vd., 1956: 18).  Çallı’da göze çarpan başlıca özellik; renk parlaklığı,  saydamlığı ve açık hava ressamlığıdır. Sanatta yenilik arayışlarının öncüsüdür.  Portre, peyzaj, natürmort ve nü’lerinde dönemin kalıplarını  yıkan bir tavır  sergilemiştir. Öğrencilerinden Cemal Tollu, Çallı’yı diğerlerinden ayıran ve  “onun büyüklüğü bence, ne getirdiği yeniliklerde ne talebelerine öğrettiği teknik  ve estetik bilgilerdendir. O, talebelerine sonsuz bir sanat aşkı  aşılamak kudreti  göstermek suretiyle kuvvetli bir neslin yetişmesine imkân vermiştir.” diyerek  İbrahim Çallı’nın sanat eğitimciliğine vurgu yapmıştır. ( Fatih Başbuğ, 1914 ÇALLI KUŞAĞI’NIN  TÜRK RESİM SANATINA ETKİSİ, Selçuk Üniversitesi ,Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dergisi Sayı 29, Sayfa 371 -392, 2010  )


Yrd. Doç. Dr. Özand Gönülal, İbrahim Çallı’nın resimlerini, genel olarak "manzara, natürmort, nü, ve portreler olmak üzere gruplandırmak mümkündür" diyor; ve devamla: "Manzara"resimlerine baktığımızda panoramik doğa görüntülerinin yanı sıra şehir kesitlerini ve “balıkçılar” resminde olduğu gibi, doğa içinde günlük yaşam öykülerini bulmak mümkündür."
"Adalardan" adlı resminde olduğu gibi panoramik anlayışa sahip olmasına karşın komposizyonu oluşturan biçimlerin daha belirgin vurgulanmasını sağlamıştır. Şehir kesitlerini yansıttığı resimlerinde, belgesel niteliğinde bir yaklaşım sergilenmiştir. “Bursa Türbeleri” adlı resim bu yaklaşımın önemli bir örneğini oluşturmaktadır."


"Balıkçılar"[adlı çalışmasında, resim yüzeyine tamamen hakim olan kayık ve içinde bulunduğu denizin ilişkisi, bir görüntü oluşturmaktan çıkmış, yaşamdan alınmış bir zaman diliminin dinamik karakterini belirgin bir şekilde yansıtmaktadır. Buna karşın kayıktaki figürlerin sahip olduğu biçim statik bir yapıyı yansıtmasına karşın, lekesel değerler sayesinde hareketin varlığını sergilemektedir. Fırça vuruş biçimi ve farklı renk lekeleriyle kayığın içinde bulunduğu denize çırpıntılı bir karakter katarak izleyicinin derinliklerinde bir heyecan oluşmasını sağlamıştır. Resim yüzeyinde kullandığı renk skalası içerisinde yer alan çarpıcı renkleri, kayığın üzerinde topluyor olması, dikkati insan varlığının gün içerisinde yaşadığı zorlu bir yaşam kesitine çekmeye çalıştığı izlenimi yaratmaktadır."




"Natürmort", İbrahim Çallı’nın yaratı süreci içerisinde farklı bir yere sahiptir. Bu resimlerinde kullandığı ışık ve bununla belirginleşen lekesel değerler ile renk skalası yaşam derinliğine kökleri uzanan bir tutkunun varlığına işaret etmektedir. Bu eserlerinde ölü bir doğa resmetmesine karşılık, kompozisyon düzeni ve fırça vuruşlarıyla yaşama ilişkin bir dinamiği yakalamak mümkündür."
"1Ay Çiçekleri" adlı resmi ile, Van gogh’un "Ay çiçekleri" arasında bir ilişki kurulmaya çalışılsa da İbrahim Çallı ruhsal bir çöküntünün değil, yaşam serüveninin dışa vurumunu gerçekleştirmiştir. Özellikle komposizyonun solunda yer alan ayçiçeğinin üzerine düşen gün ışığı ve gerilmiş taç yaprakları, ölümün suskunluğunu değil yaşamın heyecanını betimlemektedir.


İbrahim Çallı’nın portreleri diğer resimlerine oranla biçim kaygısını daha fazla taşıdığı çalışmalarıdır. Ancak bu çalışmalar arasında da portresini yaptığı kişiye göre değişerek kullanılan resimsel dile ait ifadeyi görmek mümkündür. Örneğin: Celal Bayar’ın portresinde kişisel kimliğin yansıtılmasının dışında, giyinişi ve genel duruşuyla devlet adamı ciddiyetini yansıtacak biçimsel kuralcılık uygulanmışken, Neyzen portresinde izlenimciliğe ilişkin lekesel değerler ve fırça vuruşları daha serbest gerçekleştirilmiştir.


İbrahim Çallı’nın çıplak kadın resimlerinde, figür mekân ilişkisi ön plana çıkmaktadır. Her ne kadar figür ön planda olsa da mekân içerisindeki diğer unsurlarda aynı etki ile izleyicinin karşısına çıkmaktadır. Bu resimlerde yer alan kadın figürlerinde zaman zaman duygusal boyutun yansımasını vücut biçimlerinde görmek mümkündür.


Sonuç olarak 1914 kuşağı ressamları arasında bu gruba adını verecek kadar ön plana çıkan İbrahim Çallı, Türkiye Cumhuriyeti’nin resim alanında batı anlayışına yönelik bir sürece girmesinde önemli itici güçlerden birisi olmuştur. Çalışmalarının tümünde gözlemlenen izlenimci anlayış, Avrupa’nın resim uygulamalarında görülen izlenimcilik akımının kurallarını sıkı sıkıya uygulamaktan çok, kendine özgü bir karakter sergileşmiştir. Bu karakter Çallı’nın komposizyonu oluşturan unsurların seçiminde ve resimsel dili oluşturmasındaki tavrı ile ortaya çıkmaktadır.


RESİMLERİNDEN BAZILARI 



Defli Kadın, Zeybekler, Arzuhalci*, Mevleviler, Boğaziçinden Peyzaj,Balıkçı, Gül Koklayan Kadın, Bir Balo Gecesi,Hatay’ın Anavatana Hasreti
Adada Sabah Gezintisine Çıkan Kadınlar, Moda Deniz Hamamı, Tefli Kadın, Dolmabahçe Sarayı'ndan, Balıkçılar, Manolyalar, Çayır ve Evler
Sandalyede oturan çıplak kadın,Çıplak Yatan Kadın, Türk Topçuları, Atatürk Portresi, İsmet İnönü, Yıldız Parkından Boğaza bakış
Göksu Deresi, II. Selim Türbesi, Nü, Osman Hamdi Bey, Heykeltraş İhsan Bey'in profil Portresi, Dikiş Diken Kadın,Bahçede Kadın
Erkek Portresi, Yeşil Elbiseli Kadın "Bayan Vicdan Moralı'nın Portresi, Kadın Portresi, Şair Yahya Kemal'in Portresi
Demiryolu ve Köylüler, Uzanmış Nü,Portre (Çallı'nın kızı Belma)








KAYNAKÇA 

  • Mümtaz SAĞLAM, "Kimlik Soruları Açısından Yeni Kadın ve Resim İlişkileri", Sanat Dünyamız, sayı: 63., s:160.) 
  • Tevfik Elçioğlu,İbrahim Çallı,  Grafik Saati.com/Ressaml, İstanbul,( Erişim Tarihi, 15-01,2012 ) 
  • http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0brahim_%C3%87all%C4%B1
  • Fatih Başbuğ, 1914 ÇALLI KUŞAĞI’NIN  TÜRK RESİM SANATINA ETKİSİ, Selçuk Üniversitesi ,Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dergisi Sayı 29, Sayfa 371 -392, 2010  










Yaralı Asker




DİĞER RESSAMLAR İLGİLİ  LİNKLER

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com





Yorumlar