İnternet Tarayıcınızın Javascript Desteği Kapalıdır.
 Edebiyat ve Sanat Akademisi websitesini aktif bir şekilde kullanmak için JavaScript tarayıcınızda etkinleştirilmelidir. Tarayıcınızı kullanarak Edebiyat ve Sanat Akademisine erişim sağlarken zorluk ile karşılaşırsanız, JavaScript'in açık olup olmadığını kontrol edin.

Aşağıdaki Konu başlıkları MAC ve WİNDOWS işletimleri üzerinde çalışan EXPLORER, FİREFOX, SAFARİ ve OPERA internet tarayıcıları üzerinde JavaScript etkinleştirmesinin nasıl yapılacağı anlatılmıştır.

WİNDOWS LOGO
WINDOWS İŞETİM SİSTEMİ ÜZERİNDE;
MAC LOGO
MAC İŞETİM SİSTEMİ ÜZERİNDE;

Windows'taki Internet Explorer'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. tarayıcınızda Araçlar 'ı ve ardından Internet Seçenekleri 'ni tıklatın.
  2. Internet Seçenekleri iletişim kutusunda Güvenlik sekmesini tıklatın.
  3. Özel Düzey 'i tıklatın.
  4. Güvenlik Ayarları iletişim kutusunda Komut altında Etkin komut kısmında Etkinleştir 'i tıklatın.
  5. Tamam 'ı tıklatın
  6. Onay iletişim kutusunda Evet 'i tıklatın.
  7. Ayarlarınızı kaydetmek için Tamam 'ı tıklatın.
Windows'taki Mozilla Firefox'ta JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda Araçlar 'ı ve ardından Seçenekler 'i tıklatın.
  2. Seçenekler iletişim kutusunda, İçerik 'i tıklatın.
  3. JavaScript'i Etkinleştir seçeneğini işaretleyin ve ardından Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Mozilla Firefox'ta JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda, Ayarlar 'ı tıklatın.
  2. Görüntülenen iletişim kutusunda İçerik 'i tıklatın.
  3. Görüntülenen iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin ve ardından pencereyi kapatın.
Windows'taki Google Chrome'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızı açın ve ardından sağ üst köşede görünen ayarlar simgesine tıklayın.
  2. Açılan menüde, Ayarlar 'ı tıklatın.
  3. Ayarlar sayfasında, Gelişmiş ayarları göster 'i tıklatın.
  4. Gizlilik bölümünde İçerik ayarları'nı tıklayın.
  5. JavaScript bölümünde Tüm sitelerin JavaScript çalıştırmasına izin ver'i seçin.
  6. Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Google Chrome'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Chrome 'u ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Ayarlar sayfasında, Gelişmiş ayarları göster 'i tıklatın.
  3. Gizlilik bölümü altında İçerik ayarları 'nı tıklatın.
  4. JavaScript bölümünde Tüm sitelerde JavaScript çalışmasına izin ver 'i tıklatın.
  5. Bitti 'yi tıklatın.
  6. Ayarlar sayfasını kapatın.
Windows'taki Apple Safari'de JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda, sağ tarafta görünen ayarlar resmi simgesini tıklatın.
  2. Tercihler 'i seçin.
  3. Genel iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
    İletişim kutusu adı Güvenlik olarak değişir.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin.
Mac'teki Apple Safari'de JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Safari 'yi ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Görüntülenen iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
  3. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin ve ardından pencereyi kapatın.
Windows'taki Opera'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızı açın.
  2. Menü > Ayarlar > Tercihler 'i açın.
  3. Tercihler iletişim kutusunda, Gelişmiş kutusunu tıklatın.
  4. İçerik 'i tıklatın.
  5. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin
  6. Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Opera'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Opera 'yı ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Tercihler iletişim kutusunda, Gelişmiş kutusunu tıklatın.
  3. İçerik 'i tıklatın.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin.
  5. Tamam 'ı tıklatın.
Ziyaretci İstatistik
Online: 192 Günlük: 2384 Toplam: 2301693
Reklam Alanı
Barok Resim Sanatı Ressamları ve Tabloları


Barok
, Avrupa'da yaygınlaşan Sanatta bir anlatım biçimidir. Başlangıcı ve bitişi için kesin bir tarih verilememekle birlikte 16. Yüzyı ve 18.yüzyıllar arasında oluşup şeklini almış bir dönemdir. Mimarlık, müzik, resim ve Heykelin etkileyici temalar altında birleştirilmesi amacını güder. Abartılı hareket duygusu ve net gözüken detayları ile dönemin müzik ve edebiyatında da kendini gösterir. Yoğun bir etki bırakan bu anlatım biçimi kendi alanında fazla eser verildiğinden bir dönem adı olarak anılmaya başlanmıştır. 1600'lerde  Roma'da kilise etkisinde doğmuşsa da tüm Avrupa'ya yayılmıştır
Mimaride Mimar Louis Le Vau ve bahçeci André Le Nôtre tarafından yapılan Versailles Sarayı, Barok mimarisinin en tipik örneklerindendir. Bunun yanında resimde Caravaggio, Rembrandt, Rubens, Vermeer; heykelde Gianlorenzo Bernini; müzikte Johann Sebastian Bach, Antonio Vivaldi, Domenico Scarlatti, Georg Friedrich Handel, Georg Philipp Telemann Barok tarzında eser vermiş kişilere örnek olarak verilebilir.  Ayrıca günümüzde de halen Barok tarzda eserler veren müzisenler vardır. Örnek olarak ünlü gitar virtuözü Yngwie J. Malmsteen verilebilir. Barok tarzını en çok yansıttığı albümü ise Concerto Suite for Electric Guitar and Orchestra'dır.



Barok resim
http://img521.imageshack.us/img521/8601/thesacrificeofisaac1wgalx4.jpg


Barok  dönemi resim sanatı hem duvar hem de tuval üzerine yapılan resimleriyle Rönesans döneminden farklılık gösterir. Barok resimlerinde de tavan resimlerinde mimari çizimler boy gösterir. Rönesans dönemi resim sanatındaki açıklık, düzlük, algılanabilirlik yerini duvar yüzeyinin görünmez şekilde işlenişine, derinlik etkisi uyandıracak şekilde çizilmesine bırakmıştır. Roma’daki San Ignazio Kilisesi tavanı böyle derinlik uyandıran bir çalışmaya örnek olarak verilebilir.


CARAVAGGIO( MICHALENGELO)

Barok dönemi ünlü ressamlarından olan Tintoretto Maniyerist, bir sanatçıdır ve Maniyerizm, Ressamları resimlerinden ve  Maniyerizmden etkilendiği açıkça görülür. Barok dönemi resimlerinde Maniyerizm’in katkısının olduğunu söylemek aslında yanlış olmaz. Tintoretto’nun resimlerinde diyogonal bir düzenleme söz konusudur. Böyle bu sayede günümüz İsa’nın ışıldayan o haleli başına doğru kayar ve gerilere gider. Öte yandan Barok devri resim sanatının babası olarak görülen Caravaggio bu dönemde önemli ve değerli eserler bırakmıştır. .Isa’nın Mezara Konuluşu (Vatikan) adlı yapıtında sağda ellerini acıyla kaldırmış azizeden başlayarak sola doğru kademeli olarak sıralanıp eğilen figürlerin hareketi, ısa’nın sarkan koluyla Mezar taşına ulaşmaktadır. Hareket hem acıyı hem mezara konuluşu ifade etmekte, gerek ortadaki kırmızı şal gerek ustalıklı gölge-ışık kullanımı dramatik bir etki oluşturmaktadır. Caravaggio gerçekçi bir ressamdır. Çoğu birer işçi olan azizleri nasırlı ellerle ve çamurlu ayaklarla resimlemekten çekinmemiştir. Bu yüzden kiliseyle sık sık anlaşmazlığa düştüğü bilinir. Sanatçı Golyat’ın Başını Kesen Genç Davud (Gallerie Borghese, Roma) adlı resminde ise uyumlu hareketler, etkileyici yüz ifadeleri ve başarılı gölge-ışık kullanımıyla seyirciyi ürperten güçlü bir dramatik görünüm yaratmayı başarmıştır.17.yüzyılın Barok dönemin İspanya’da boy gösteren bir diğer ünlü Barok ressamı da Valezquez’dir. Velázquez bir Saray , Ressamıydı ve çağdaşları tarafından “büyücü” diye adlandırılan Sanatçının tablolarına yakından bakınca kalın renk lekelerinden başka bir şey görülmüyordu. Ama tablodan üç adım uzaklaşıldığı zaman her şey anlaşılıyordu, figür bu teknikle sağlanan büyüleyici bir renk ve ışık titreşimiyle canlanıyor, sanki soluk almaya başlıyordu. Bu özelliği en iyi gösteren örneklerden biri de Kraliçe Mariana’ nın Portresi’dir (Louvre, Paris). Alexander Adriaenssen ,Caravaggio, Francesco Albani, Nicolas Poussin, Peter Paul Rubens Rembrandt, Théodoor Aenvanck,Aelst, Willem van ( 1627 Delft - 1683 Amsterdam ):



CARAVAGGIO    

Çağdaşlarının, "yeteneklerini kö­tüye kullanan bir dahi" olarak gördüğü, coş­kulu ve karamsar bir Sanatçı olan İtalyan res­sam Caravaggio 17. yüzyılın en yenilikçi res­samlarından biri sayılır. Işıkla gölgeyi karşıt­lık oluşturacak biçimde kullanışı, özgün kom­pozisyonları ve konularını ele alış biçiminden dolayı gelenekçi ressamlardan ayrılır.Caravaggio Kuzey İtalya'nın Lombardiya bölgesindeki Caravaggio kentinden, yaklaşık 1590'da Roma'ya geldi. Burada ressam Caval-iere d'Arpino'nun yanında çalıştı. Roma'da seçkin ressamların yapıtlarını inceleme olana­ğı buldu. Resimleriyle Kardinal Francesco del Monte'nin dikkatini çeken Caravaggio kardi­nalin koruması altında çalışmalarını sürdür­dü. Yaşam biçimi göreneklere çok ters düşen sanatçının başı durmadan derde girer, kafası kızınca gözü bir şey görmezdi. Bir askeri ya­ralamak,  Romalı muhafızları taşlamak gibi suçlardan tutuklandı. Serbest bırakıldıktan sonra birini bıçakladı ve Roma'dan kaçmak zorunda kaldı. Napoli'ye, oradan da Malta ve Sicilya'ya kaçtı. Bir süre sonra, hâlâ cinayet­ten aranırken, Porto Ercole'de hastalanarak öldü. Öldüğünde 37 yaşını doldurmamıştı.

Gerçek Meta Serisinden olan "Ermiş Meta ve Melek", bu son iki tablo iki kilise ilgilileri tarafından, ermişler sokak adamı kılığıyla gösterildiği için reddedilir.

Hayatı kargaşalıklar içinden geçen, kavgacı yaradılışı yüzünden adam hançerleyen, hapse girip çıkan, Malta'ya kaçan; bu arada Alof de Vignacourt'un tam boy bir portresini yapan, ama gene de olaylara sebep olan, buradan da kaçmanın yolunu bulan Caravaggio, 1609'da Napoli'ye döner. Yeni serüvenler başlar, sık sık gittiği bir meyhanede, bu defa Carmen askerleriyle dalaşırken ağır surette yaralanır. Affedilmesi üzerine, deniz yoluyla Roma'ya giderken ateşli bir hastalığa yakalanarak, 37 yaşında ölür. Kısa hayatının bu kadar karışıklıklarla dolu yılları içinde, irili ufaklı birçok eser vermiş olması şaşılacak şeydir. Sağlığında, gerçeği gibi anlaşılmayan, ama gene de aranan Caravaggio'nun sanat alanındaki etkisi derin olmuştur.


Caravaggio' nun sanatçı kişiliği


Onun gerçek değeri, kelimenin tam anlamıyla, 40-50 yıldan beri anlaşılmış bulunmaktadır. Bugün, Caravaggio'yu, Rönesans'ın en büyük ressamlarıyla bir tutanlar vardır.

Caravaggio'nun resimlerinde gözlenen ka­rarlı ve etkili anlatımın yanı sıra, sıradan kişi­ler arasından seçtiği modellerinin etten ke­mikten, bu dünyanın insanları oluşu zamanın kilise yetkilileri arasında tedirginlik yarattı. Resimleri "gerçekçi' olduğu gerekçesiyle ki­mi zaman kilise yetkililerince geri çevrildi. 1606'da yaptığı Bakire Meryem'in Ölümü adlı yapıtında model olarak ırmakta boğulmuş ve şişmeye yüz tutmuş bir kadının cesedini kul­lanması tepkilere yol açtı. Caravaggio gele­neksel güzellik anlayışından ayrılarak insan ve doğayı ölçü almış, resimlerindeki dinsel ki­şileri göksel yaratıklar olmaktan çıkarmıştır. Örneğin San Agostino Kilisesi'ndeki Madon-na Hacüarla Birlikte tablosunda, Meryem Ana'nın önünde diz çökmüş köylüleri kirli ayakları, kararmış tırnaklarıyla canlandırdı. Milano'da Anibrosius Resim Galerisi'ndeki Meyve Sepeti tablosunda ise elmalar kurtlu ve çürüktür.

Caravaggio, öbür ressamlardan farklı ola­rak, hiçbir zaman tablolarının taslaklarını çiz­medi; onun yerine modeli doğrudan doğruya tuvaline geçirdi. Caravaggio gele­neksel güzellik anlayışından ayrılarak insan ve doğayı ölçü almış, resimlerindeki dinsel ki­şileri göksel yaratıklar olmaktan çıkarmıştı.

Caravaggio'nun tabloları coşkulu ve canlı­dır. Dehşet, acı, kayıtsızlık, gerilim yüklüdür. Roma'dan kaçmak zorunda bırakıldığı sırada yaptığı resimler en önemli yapıtları arasında sayılır. Bunlar, Tespihli Madonna, Merhame­tin Yedi Biçimi, Azize Lucia'nın Gömülüşü, Lazarus'un Dirilişedir. Tablolarında çoğu kez yalın ve koyu renkler kullanarak, vurgulamak istediği olayı bir ışık demetiyle aydınlatmış, doğal olmayan bu ışıkla büyülü ve etkileyici karşıtlıklar yaratmıştır.

Caravaggio hiçbir öğrenci yetiştirmediyse de, sanatının kendinden sonraki sanatçılar üzerindeki etkisi büyük olmuştur. Işık ile göl­geyi kullanma tekniği ve insanlar ile nesneleri olduğu gibi yansıtışı günümüze kadar birçok sanatçı tarafından tekrarlandı. Caravaggio' nun Hollanda'da Rembrandt ve Vermeer'i, Fransa'da La Tour'u etkileyen biçemini Ku­zey Avrupa'ya bu sanatçılar tanıtmıştır.


Francesco Albani :

1578-1660 Carracci’ nin baş öğrencisi olarak gösterilmektedir. Ayrıca ünlü ressam Mannerist Calvert gelişmesinde büyük rol oynamıştır. Roma’daki Santa Maria Della pace de Farnaze sarayının resimlenmesinde çalışmıştır. Bologna’daki mihrap tablolar, duygulu dingişn ve mitolojik resimler yaptı. Zamanının en önemli ,ressamlarından biri olmuştur. Bu açık, zarif ve biraz da yavan sanatın başyapıtları yaşadığı günlerden başlanarak Fransa’dan toplandı.17 yy Fransız ressamlarını etkiledi.


POUSSİN

(nicolas), fransız ressamı (Villers, Andelys yakınları 1594-Roma 1665). Yoksul bir ailedendi. Küçük yaşta Quintin Varin’in derslerini izledi, on sekiz yaşın­da Paris’e gitti, orada flaman Ferdinand Elle’in, sonra Lallemand’ın atelyesine girdi. Philippe de Champaigne ile birlikte Luxem-bourg sarayının dekorasyonunda çalıştı, 1624′te Roma’ya gitti. Orada, oldukça sı­kıntılı yıllar geçirdikten sonra ancak 1628′de biraz rahata kavuştu ve

 

 

Peter paul rubens hayatı ve eserleri

 

1567 yılında doğmuştur, 1640 yılında ölmüştür. Hollandalı ressamdır. Barok resim sanatının temsilcisidir. Venedikli ressamlardan parlak renkleri kullanmayı michelangelo’dan duygu ifade etme gücünü dinamik anlatımı, kompozisyon düzenini öğrenmiştir. Hollandaya döndüğü zaman sanat alanında öğrendiği bilgi birikimini flaman resmine hakim olan doğa sevgisi ile birleştirmiş ve manzara resimleri yapmıştır. Renkleri ve biçimleri tablo yüzeyine aktarmadaki ustalığı ve hızlı çalışmaları nedeniyle tablo sayısı en fazla olan sanatçılardan biridir.
Tarla dönüşü, sabinlerin kaçırılması, leukippos’un kızlarının kaçırıılması, isa’ya tapınma, isa’nın çarmıha gerilmesi, aslan avı, amazonların sayısı, kendi portresi ünlü eserleridir.

 


Rembrandt Harmenszoon Van Rijn

(1696-1669)

,kuşkusuz Hollanda'nın hatta 17. yüzyılın en önemli ressamlarındandır. Resimlerinde ışık ve gölgenin çarpıcı kullanımıyla yarattığı zıtlıkların, bireysel ve bütünsel anlamda insan ruhunun ve doğanın tezatlarını da yansıttığını söyleyebiliriz.

***************************

Değirmenci olan babası, onun meslek sahibi biri olmasını arzu ediyordu, ancak Rembrandt Leiden Üniversitesi'nden resim yapmak üzere ayrıldı .

1620'lerde Jacob van Swanenburgh'la beraber sanat çalışmalarına girişti ve Leiden'da Jan Lieven'le ortak bir resim atölyesi kurdu. Daha sonra 1630'lu yıllarda, Leiden'dan ayrılarak Amsterdam'a yerleşti. Burada altı ay boyunca Pieter Lastman'la çalıştı ve sanatında önemli bir gelişme gösterdi. Onun tarihsel konulu resimler yapmasında Lastman etkili oldu.

"Dr. Nicolaes Tulp'un Anatomi Dersi"ni (Mauritshuis, Lahey) yaptı. Bu tablo, Rembrandt'ın Amsterdam'daki ilk önemli siparişlerinden biriydi. Cerrahlar Loncası üyelerinin bir anatomi incelemesi için toplandığı bir konferansı tasvir eden resimde, Dr. Tulp yanındakilerle birlikte kadavrayı incelemektedir. Figürlerden birinin elindeki kağıtta orada bulunanların adı yazılıdır. Resim, bu açıdan tarihsel bir belge niteliğindeydi.  Bu tür grup portreleri, sanatçılara sağlam bir gelir kaynağı sağlayan, kilisenin ve krallığın sanat üzerinde bir yaptırımının olmadığı, Hollanda'ya has bir gelenekti. Rembrandt'ın tabloları, salt hatıra olmaktan çok daha öte bir nitelik taşıyordular. Figürleri ilginç bir düzenleme içinde sunarak, örneğin bu resimdeki piramidal şekilde olduğu gibi, doğal bir görünüm sağlamayı başarıyordu.

rembrandt4gh6 rembrant_presentation

Rembrandt, Hollanda'nın kültür, bilim, ticaret ve politik açıdan doruk noktası olarak kabul edilen 'Altın Çağı'nda yaşamıştır. İtalyan Rönesans sanatından etkilenen Rembrandt kompozisyonlarına, spiral yerleştirme ile Rubens'in, 'chiaroscuro' tekniğini (açık ve koyu arasında yaratılan yoğun tezat) ile Caravaggio'nun etkilerini ustaca kaynaştırmıştır. Ayrıca ince ve özenli fırça darbeleri gibi geleneksel tekniklerden uzaklaşarak, kalın ve özgür fırça darbeleriyle, ancak uzaktan algılanabilen bir kompozisyon yaratmıştır. Bu teknik, bitmemiş bir resim etkisi veriyordu. Dolaysıyla form birebir resmedilmiş değil, 'ima' edilmiş oluyordu.

 

Waldemar Konusczak, Rembrandt'daki cevheri şöyle tarif ediyor: " Yapıtları, kompleks katmanlardan oluşur. Resmi alttan üst yüzeye doğru özenle vernikleyerek, ışığın arka plana işlemesini ve alt katmanlardaki beyaz boyanın yansımasını sağlar. Zengin ten renklerindeki boya katmanlarıyla, boşlukta yer alan bir vücut izlenimi verir. O zamana dek, hiç bir ressam, yapıtını oluşturmak için kullandığı fiziksel araçlara böylesine bir ilgi ve keyifle bağlanıp, onu yaptığı imgeden bu denli bağımsız tutmamıştı."

1634'de Saskia van Ulyenburgh ile evlendi ve birçok resminde onu model olarak kullandı. Bu yapıtların en ünlülerinden biri Saskia'yı "Çiçek Tanrıçası Flora" (1635) olarak resimlediği portredir. Bu dönemde, Rembrandt sıcak renklerden yararlanarak daha sakin bir tutum yansıtan işler üretti. Ancak ileriki yıllarda onu zor bir dönem bekliyordu. Doğan dört çocuğundan üçü ve 1642'de karısı öldü. Saskia'nın ölümünden sonra uzun süre oğlu Titus'u model olarak kullandı. 1650'lerde ise ikinci karısı Hendrijke Stoffels'in portrelerini yaptı ve Saskia'nın portrelerindeki gösterişli görünümden uzak, onu samimi ve saf bir görüntüyle resimledi.


"Gece Nöbeti" (1642), Rembrandt'ın en yaratıcı işlerinden biri olarak sayılır; ne yazık ki 1715 yılında Belediye Binası'na sığması için tüm kenarlarından kesilmiştir. Kompozisyonda ki her kişi kendi yükümlü olduğu görevle tasvir edilmiştir. Rembrandt kullandığı ışık ve gölgeyle, kompleks bir mekanda, çeşitli poz ve yüz ifadeleriyle dinamik ve heyecan dolu bir atmosfer kurgulamayı başarmıştır.

Bir çok sanatçıdan farklı olarak İtalya'ya gitmemiş olmasına rağmen, Rembrandt'ın klasik İtalyan sanatından etkilendiğini yapıtlarında açıkça görebiliriz; örneğin, manzara resimlerinde, belli bir yeri ve Hollanda'nın düz peysajını birebir resmetmek yerine hayalgücünü kullanarak antik harabeler ve tepeler de eklemiştir.

Ancak 1640'lar ve 1650'lerde daha az sipariş almış ve harcamalarını kısıtlamayınca da iflas etmiştir. Herşeye rağmen, bu durum onun sanatsal üretimini etkilememiştir. Hayatının son döneminde, Rembrandt barok sanatının o dramatik tarzından ve yüzeysel detaylarından uzaklaşarak zamanının daha ötesinde bir ifadeye yönelmiştir. Artık alegorik ve mitolojik konularla ilgilenmemiştir. Bu olgunluk döneminde daha oturmuş bir anlatımla, izleyiciye dinginlik veren betimlemelere yer vermiştir.

Rembrandt yaklaşık olarak 600 yağlıboya, 300 gravür ve 1,400 desen üretti. Bu yapıtlar içerisinde 60'dan fazla otoportre bulunmaktadır. Bu otoportreler, kendini betimlemekten öte, çeşitli yüz ifadeleri ve farklı sanatsal teknikleri keşfetme süreciydi. Özellikle erken dönem otoportre çalışmaları nesnel bir tasvirleme olarak tanımlanamaz. Bu çalışmaları, İncil'den ve tarihten sahneler içeren yapıtlarında kullanmak üzere portre örnekleri olarak ve 'chiaroscuro' tekniğini geliştirmek için kullanmıştı.

Rembrandt için desen ve gravür en az yağlıboya kadar önemliydi. Erken dönem desenlerinde, siyah ve kırmızı tebeşir kullandı. Daha sonra kağıt üzerine mürekkep, kalem ve fırça kullanarak bazı çalışmalar yaptı. Rembrandt, gravür çalışmalarıyla ünlendi ve bu alanda bir usta olarak kabul gördü. Çizgileriyle olağanüstü etkiler yarattı ve yine her zamanki gibi ışık ve gölgeyi vurguladı. Örneğin "Fare Öldüren Adam"da (1632) güncel bir konuyu mizahi bir tavırla ve tekniğin çizgisel anlatımından yararlanarak anlattı. 1640 ve 1660 yılları arasında Rembrandt, daha çok desen ve gravüre yoğunlaşmıştır. Aside yedirme baskı tekniği ile birçok çalışması olmuştur. Örneğin "Üç Haç" adlı gravürü üzerinde yıllarca çalışmıştır. Her baskı denemesi sonrasında plaka üzerinde bazı değişiklikler yapmıştır. 1660 yılında bu gravüre en radikal müdaheleyi yapmıştır; resmi gereksiz detaylardan arındırmış, resmi koyultmuş ve gökten gelen gizemli bir ışık ile çarmıha gerilmiş İsa figürü üzerine odaklanmıştır.

Son dönem yapıtlarında Rembrandt abartılı anlatım ve renkler kullanmayı bırakmış, kahverengi ve tonlarını kullanarak kendi iç dünyasını anlatacak konular seçmiştir. Yaşadığı sıkıntıların ve 1668'de oğlu Titus'un ölümünden sonra daha derin bir anlatım anlayışı kazanmıştır. Bunun sonucunda yaşamının son yıllarında, en dramatik resimlerinden biri sayılabilecek "Savurgan Oğul'un Dönüşü" (1668) ve 1669'da yaptığı, uzun yılların ve deneyimlerin sonucunda şekillenen benliğini yansıtan "Otoportre"si gibi çok önemli yapıtlar üretmiştir.

Şüphesiz Rembrandt geleneksel teknik ve sunumlardan uzaklaşarak sanata sayısız yenilikler kazandırmıştır. Onun sanatında yatan giz ve özgünlük ise, yapıtlarına henüz 'bitmemiş' bir eser niteliği kazandırmasıdır; resmi tamamlamayı ve katmanlar arasında yatan gizemleri keşfetme işlemini gözlemciye bırakarak, onu sonsuz bir deneyim ve serüvene sürükler...


[1] http://www.ibiblio.org/wm/paint/auth/rembrandt/
[2] Tükel, Uşun: Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi, Yapı-Endüstristri Merkezi Yayınları, 1997, s.1543

:Işık ve Gölgenin Ustası - İdil Ergün

 


İLGİNİZİ ÇEKEN BAŞLIĞI TIKLAYIN


Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, Fotoğraf, minyatür, hat ve  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s


Yorumlar