İnternet Tarayıcınızın Javascript Desteği Kapalıdır.
 Edebiyat ve Sanat Akademisi websitesini aktif bir şekilde kullanmak için JavaScript tarayıcınızda etkinleştirilmelidir. Tarayıcınızı kullanarak Edebiyat ve Sanat Akademisine erişim sağlarken zorluk ile karşılaşırsanız, JavaScript'in açık olup olmadığını kontrol edin.

Aşağıdaki Konu başlıkları MAC ve WİNDOWS işletimleri üzerinde çalışan EXPLORER, FİREFOX, SAFARİ ve OPERA internet tarayıcıları üzerinde JavaScript etkinleştirmesinin nasıl yapılacağı anlatılmıştır.

WİNDOWS LOGO
WINDOWS İŞETİM SİSTEMİ ÜZERİNDE;
MAC LOGO
MAC İŞETİM SİSTEMİ ÜZERİNDE;

Windows'taki Internet Explorer'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. tarayıcınızda Araçlar 'ı ve ardından Internet Seçenekleri 'ni tıklatın.
  2. Internet Seçenekleri iletişim kutusunda Güvenlik sekmesini tıklatın.
  3. Özel Düzey 'i tıklatın.
  4. Güvenlik Ayarları iletişim kutusunda Komut altında Etkin komut kısmında Etkinleştir 'i tıklatın.
  5. Tamam 'ı tıklatın
  6. Onay iletişim kutusunda Evet 'i tıklatın.
  7. Ayarlarınızı kaydetmek için Tamam 'ı tıklatın.
Windows'taki Mozilla Firefox'ta JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda Araçlar 'ı ve ardından Seçenekler 'i tıklatın.
  2. Seçenekler iletişim kutusunda, İçerik 'i tıklatın.
  3. JavaScript'i Etkinleştir seçeneğini işaretleyin ve ardından Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Mozilla Firefox'ta JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda, Ayarlar 'ı tıklatın.
  2. Görüntülenen iletişim kutusunda İçerik 'i tıklatın.
  3. Görüntülenen iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin ve ardından pencereyi kapatın.
Windows'taki Google Chrome'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızı açın ve ardından sağ üst köşede görünen ayarlar simgesine tıklayın.
  2. Açılan menüde, Ayarlar 'ı tıklatın.
  3. Ayarlar sayfasında, Gelişmiş ayarları göster 'i tıklatın.
  4. Gizlilik bölümünde İçerik ayarları'nı tıklayın.
  5. JavaScript bölümünde Tüm sitelerin JavaScript çalıştırmasına izin ver'i seçin.
  6. Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Google Chrome'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Chrome 'u ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Ayarlar sayfasında, Gelişmiş ayarları göster 'i tıklatın.
  3. Gizlilik bölümü altında İçerik ayarları 'nı tıklatın.
  4. JavaScript bölümünde Tüm sitelerde JavaScript çalışmasına izin ver 'i tıklatın.
  5. Bitti 'yi tıklatın.
  6. Ayarlar sayfasını kapatın.
Windows'taki Apple Safari'de JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda, sağ tarafta görünen ayarlar resmi simgesini tıklatın.
  2. Tercihler 'i seçin.
  3. Genel iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
    İletişim kutusu adı Güvenlik olarak değişir.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin.
Mac'teki Apple Safari'de JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Safari 'yi ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Görüntülenen iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
  3. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin ve ardından pencereyi kapatın.
Windows'taki Opera'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızı açın.
  2. Menü > Ayarlar > Tercihler 'i açın.
  3. Tercihler iletişim kutusunda, Gelişmiş kutusunu tıklatın.
  4. İçerik 'i tıklatın.
  5. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin
  6. Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Opera'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Opera 'yı ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Tercihler iletişim kutusunda, Gelişmiş kutusunu tıklatın.
  3. İçerik 'i tıklatın.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin.
  5. Tamam 'ı tıklatın.

 Çankırı Tarihi Turizmi ve Doğal Güzellikleri

http://www.cankiri.bel.tr/galeriler-6/cankiri-fotograflari.php



·         İl il Türkiye

·         Gezelim Görelim

·         Saraylar, Camiler, Yapılar

·         Antik Kentler


ÇANKIRI




ÇANKIRI  HAKKINDA GENEL BİLGİLER.


Çankırı, Türkiye Cumhuriyeti'nin İç Anadolu Bölgesinde bulunan bir ildir. Kuzey ilçeleri Karadeniz Bölgesi'nde kalan il, kuzeyde Karabük ve Kastamonu, doğuda Çorum, güneydoğuda ve Kırıkkale, güneyde Ankara ve batıda Bolu illeriyle çevrilidir. 2010 TUIK verilerine göre ilimizde merkez ilceyle beraber 12 ilce, 19 belde ve 366 köy vardir.

Orta Anadolu'nun kuzeyinde, Kızılırmak ile Batı Karadeniz ana havzaları arasında yer alan Çankırı, ı batıda Bolu, kuzeybatıda Karabük, kuzeyde Kastamonu, doğuda Çorum ve güneyde Ankara ile Kırıkkale  ile çevrilidir.  Denizden yüksekliği 750 metre olup, ülke topraklarının %o 94'lük bölümünü oluşturan toplam 7.388 Km²'lik bir alana sahiptir.

İlin ormanları başta Ilgaz ilçesi olmak üzere Eldivan, Elaman, Eğriova, Düvenlik, Işık Dağı, Ilısılık, Yapraklı, Sarıkaya, Karakaya ve Erikli dağları ve çevresindedir. İldeki bitki örtüsünün üst florasını oluşturan iğne yapraklı ağaçlar, özellikle karaçam, sarıçam, ardıç, meşe, ladin ve köknar gibi orman ağaçlarıyla ahlat ve kızılcık ağaçlarıdır. Ayrıca akarsular boyunca söğüt ve kavak ağaçları ile zengin meyve bahçelerine rastlanmaktadır.


İLÇELERİ:


Çankırı'nın  ilçeleri; Atkaracalar, Bayramören, Çerkeş, Eldivan, Eskipazar, Ilgaz, Kızılırmak, Korgun, Kurşunlu, Orta, Ovacık, Şabanözü ve Yapraklı’dır.


DERLER Ki:

    Kış ayında Doruk Mevkiinde kayak yapmadan,
    Ilgaz Dağı Milli Parkını görmeden,
    Çankırı Müzesini gezmeden

Dönmeyin



http://www.cankiri.bel.tr/galeriler-6/cankiri-fotograflari.php



ÇANKIRI TARİHİ


( Bu konu Çankırı Valiliği: cankiri.gov.tr/index.php/post/view?id=7'den özetlenmiştir.)


İ.Ö. 3000’lerde  kuzeyde  Pontus bölgesiyle, Tuz Gölü’nün güneyi ve Kızılırmak yayın da br takım şehir devletleri vardı. Asurların Anadolu’daki kolonileri ve sayıları 10’u bulan kent devletlerinin en önemlisi ise Zalpa, Hattuş ve Kaniş’di. İ.Ö. 1800’lerde Kussara Kralı Anita, Hattuş ve Nesa (Kaniş) kentlerini ele geçirerek Orta Anadolu’da egemenliğini kurmaya başladı. Hititler’in İ.Ö. 2000’lerde bir Anadolu kent devleti olan Kussaralılar’la ilişkisi olduğu bu halkın Kafkasya ya da Balkanlardan geldiği ve dillerinin, Kussara halkı diline yakın bir lehçede olduğu saptanmıştır. Çankırı Eski Hitit Krallığı Dönemi’nde önemli yerleşim yerlerinden biriydi. Salman Höyük ve İnandık höyükte yapılan kazılar bunu ispat etmektedir. Hanhana, İnandık tabletinin bulunduğu kentin Hitit Dönemi’ndeki adı olmalıdır. İ.Ö. 1200’lerde Yunanistan’ın kuzeyinden gelerek Trakya’dan geçen Ege Göç Kavimleri Hitit Devleti’nin yıkılmasına neden oldu. Hititler, bu saldırılar sonucunda, Güney ve Güneydoğu Anadolu’ya çekilerek küçük beylikler halinde yaşamaya başladılar. Hitit İmparatorluğu dönemi öncesinde ve gerekse imparatorluğun yıkılışından sonra Çankırı’nın içinde bulunduğu Sakarya ile Kızılırmak arasındaki bölge, çeşitli toplulukların uğrak yeri oldu.

Ege Adaları’na göç eden Akalar, oradan Mikene uygarlığını kurmuşlardı. Aynı dönemler Paflagonya’nın iç kesimlerinde Kaşkalar yaşamaktaydı. Bu dönemi, Ege göçleri dönemi izledi. Avrupa’dan Trakya yoluyla Anadolu’ya geçerek Mısır’a kadar uzanan büyük Kavimler Göçü sırasında Paflagonya bölgesinden pek çok topluluğun geçtiği bilinmektedir. Bunlar arasında Dorlar, bölgede 400 yıl kadar üstünlük kurmuşlardır.Kafkasya’dan Kimmerler de Paflagonya’ya kadar gelmişlerdir. Kimmerler, Lidyalılar’ca buralardan atılıncaya kadar (İ.Ö. 584) bu yörede yüzyıla yakın bir süre kalmışlardır.

Pontus Krallığı


Bölgede, çok sonraları Pontus Devleti’nin kurulduğu görülmektedir. Ama devletin ilk başkenti Ameseia (Amasya) Paflagonya sınırları dışında kalıyordu. Bir Paflagonya kenti olan Sinop, sonradan Pontus Devleti’nin başkenti oldu (İ.Ö.183).

İskender'in ölümünden sonra onun komutanlarından Antigonos. Paflagonya kıyılarını ele geçirdi. Bu dönemde, Ilgaz Dağlarının güneyi Galatyalı Mersias’ın yönetimi altındaydı. Pontuslular İ.Ö. 126 dolayında, buraları da ele geçirdiler.

III. Mitridates Savaşı sona erince Pontus Krallığı parçalandı. Pompeius Magnus’un kendi adıyla anılan yasalarla getirdiği yeni bir düzen uygulanmaya başlandı. Bu yeni düzen Paflagonya’nın Pontus ve Bitimya olarak ikiye ayrılmasına yol açtı (İ.Ö. 104)


Roma Dönemi

MS 5 yılında Gangra (Çankırı), Antrapa (İskilip/Çorum) ile birlikte tüm paflagonya, Romanın Galatya vilayetine bağlandı.

Deitaros, Roma İmparatoru Sezar’ın öldürülmesi olayını (M.S.41) katıldıktan sonra, Paflagonya’ya döndü ve Trokme diye anılan Galat oymağının topraklarını ele geçirdi. Deitaros Anadolu’daki Roma Eğemenliğinin önemli bir beyi olmuştur. Yönetimi altına aldığı yörede, kent yapımında ve tarımının gelişmesinde katkıları olmuştur. Roma topraklarının Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasından sonra ise, Paflagonya bir Doğu Roma Eyaleti oldu.

Bizans Dönemi

Bizans yönetimi altında Paflagonya, Honorias Pontus ya da Pilaimeles Teması diye anılan yerel bir birim durumuna getirildi. Pompeiopolis (Taşköprü) bu temanın başkenti oldu. Bu bilgilerin dışında bölgenin Bizans Dönemindeki tarihi oldukça karanlıktır. Ancak 1082’de Türklerin bölgeye gelmesiyle Bizans etkinliğinin kırılmaya başladığı görülür.


ANADOLU SELÇUKLULARI DÖNEMİ


1071’de başlayan Anadolu’nun fethi,  sonrasında, Çankırı’yı fetheden Emir Karatekin, Melih Danişmend Gazi ile Emir Artuk'un arkadaşlarındandır. Çankırı I. Haçlı seferleri sırasında bir ara  yeniden bizans eline geçti.

Emir Karatekin, 1082’de Çankırı’yı aldıktan sonra Kastamonu ve Sinop’u topraklarına katarak egemenlik alanını genişletmiş ve gücünü sağlamlaştırmıştı. Danişmendname bu fethin Danişmendliler adına yapıldığını söylerse de, Bizans kaynaklarıyla öbür kaynaklar, Emir Karatekin’i Süleymanşah’a bağlı bir komutan olarak gösterir. Nitekim, büyük Selçuklu Sultanı Melihşah, başta Süleymanşah olmak üzere Anadolu’da kendisine karşı bağımsız bir güç oluşturan bu beylere karşı 1078’de Porsuk Bey, 1091’de Emir Bozan komutasında ordular gönderdi; Emir Karatekin’de bu ordularla çarpıştı ve savunmasını güçlendirmek için, Sinop yöresinden geri çekildi.I.Haçlı Seferinden sonra, kendilerini toparlamaya başlayan Anadolu Selçukluları ile Danişmendliler, birbirleriyle sürekli bir savaşa başladılar. Ayrıca Danişmendliler arasında da taht kavgaları eksik olmuyordu. Bu durumda yararlanan Bizanslılar, daha önce bitirdikleri bir çok yeri geri almaya başladılar.

1132’de Vali Alparslan yönetimindeki Çankırı’yı da ele geçirdiler. Bir yıl sonra 1133’de Emir Gazi Gümüştekin Çankırı’yı Bizans egemenliğinden kurtardı ve 1134’de de öldü.  1135 baharında Bizanslılar Çankırı ve Kastamonu’yu kuşattı. Zorlu savaşlar sonunda Çankırı Bizanslıların eline geçti. Kentteki Türkler tutsak alınarak İstanbul'a götürüldü. Ancak Ioannes’in çekilmesinden kısa bir süre sonra kent Türklerce geri alındı.II. Kılıç Arslan da ölmeden önce (1192) ülkeyi 11 oğlu arasında bölüştürdü. Merkezi Ankara olmak üzere Çankırı, Kastamonu ve Eskişehir yöresini Muineddin Mesud’a verdi.

 I. Keykavus'un (1211-1219) 1214'te Sinop'u alması, yöreyi Karadeniz üstünden gelebilecek tehlikelere karşı daha güvenli bir duruma getirdi. Anadolu Selçukluları'nın en parlak dönemi olan Alaeddin Keykubad'ın saltanatı sırasında (1219-1237), Çankırı en dingin ve zengin dönemini yaşadı. I. Alaeddin Keykubad, alası Cemaleddin Ferruh'u kente vali atadı. II. Gıyaseddin Keyhusrev döneminde de (1237-1246) bir ölçüde süren bu durum sırasında Anadolu'nun Moğol akınlarına uğraması, Anadolu Selçukluları'nı büyük ölçüde sarstı. 1243 Kösedağ Savaşı'ndan sonra ülke bütünüyle Moğol egemenliği altına girdi.

II. Kıçılarslan'ın oğlu Mesud dönemin de (1192-1203), Kastamonu'da fetihlere girişen Hüsameddin Çoban Bey, yörede babadan oğula geçen bir egemenlik kurmuştu.  1243 ten sonra Anadolu Selçukluları'nın Moğol egemenliğine girmesiyle  yöre gelirinin Vezir Tuğrayi'ye verildiği anlaşılmaktadır. I. Mesud'a yardım eden Şemseddin Yaman Candar'a  Eflani yöresi verilmişti. Onun oğlu Süleyman Paşa, 1309'da bir baskınla Kastamonu'yu ele geçirerek Mahmud Beyi öldürdü ve Çobanoğullarının yöredeki egemenliğine son verdi. 1361 de beylik tahtına Celaleddin Bayezid Bey çıkmıştır. Celaleddin Bayezid Beyin dönemi Candaroğulları ile Osmanlılar arasında ilk ilişkilerin ve çatışmaların başladığı dönem oldu.I. Murad'ın desteğini sağlayan Süleyman Paşa, Osmanlı güçleriyle birlikte Kastamonu üzerine yürüdü ve 1384 yılında Kastamonu Osmanlıların eline geçti.  Yıldırım Bayezid 1392'de Süleyman Paşa'yı yendikten sonra öldürüldü ve Candaroğulları Beyliği topraklarının büyük bir bölümünü Osmanlı topraklarına kattı. 1392'den sonra yalnızca Sinop yöresinde egemenliğini sürdüren Süleyman Paşanın kardeşi İsfendiyar Bey, 1402'de Yıldırım Bayezid'in Timur'a yenilmesiyle, Candaroğulları Beyliğinin eski topraklarını yeniden ele geçirdi.



OSMANLI DÖNEMİ

Çankırı yöresi 1417'den sonra Candaroğulları'ndan Kasım Bey'in yönetiminde Osmanlı Devleti'ne bağlı olmakla birlikte, Kastamonu ve Sinop yöresinde Candaroğulları'nın egemenliği sürüyordu. 1461'de Fatih Sultan Mehmed, Trabzon seferine giderken, askeri ve ekonomik önemi olan Sinop' u elinde tutan ve Trabzon' daki Pontus Devleti'yle de ilişkileri olan bu beyliği kesin olarak ortadan kaldırdı.Kasım Beyin 1464' den sonra ölmesiyle Çankırı, Osmanlı yönetim düzeninde Anadolu Eyaleti' ne bağlı bir sancak merkezi oldu.

XVIII. yy'ın ikinci yarısında  bir türlü toprağa yerleştirilemeyen göçebe Türkmenlerle eşkıyalık türedi. Osmanlı Devleti'nin merkezi otoritesinin zayıflaması sonucu ortaya çıkan ayânlar, 1768 Osmanlı-Rus Savaşında devletin onlardan yardım istemek zorunda kalmasıyla daha da güçlenmişti. Çankırıdad ise Çaparzâdeler ayanlık kurarak  iki yüzyıla yakın egemenlik sürdürmüştür. Çankırı ve çevresinde etkili olan Çaparzadeler önceleri yalnızca Bozok (Yozgat) Mütesellimi iken, daha sonra aile kısa sürede daha da büyüyerek gücünü arttırmıştır.Çankırı XIX. yy'da ana ulaşım yollarının dışında kalan bir yerleşim merkezi olduğundan fazla gelişmemiştir.

Türkmen kökenli ve iKadıkıran Mehmet Tepedelenli Ali Paşa'nın, Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın ve Yunan ayaklanmasının başlaması sırasında isyan etmiş  Osmanlı yönetimini güç durumda bırakmıştır. Kadıkıran Mehmet'in 3.000 kişi ile birlikte ayaklanması üzerine İbrahim Paşa, Kuvvetlerinin sayısını 5.000'e çıkaran Kadıkıran ile Koca Arab'ın Çankırı'daki Dümeli ovasında karşılaşıp Kadıkıran'ı yenmiştir. XIX. yy'ın ilk yarısında Çankırı Ankara Vilayetine bağlı iken, ikinci yarısında, yeni idarî ve mülkî yapılanmaya paralel olarak Kastamonu Vilâyetine bağlanmıştır.


http://www.cankiri.bel.tr/galeriler-6/cankiri-fotograflari.php


Mütareke ve Milli Mücadele


Mondros Mütârekesi imzalandığında Çankırı, Kastamonu vilayetine bağlı bir sancaktı. Kuracakları devletin Çankırı'yı içine alacağını ileri süren Pontusçular'ın o günlerdeki en önemli eylemi Ilgaz Dağı Doruk mevkiindeki jandarma karakolunu basmaları ve Jandarmaları öldürmeleriydi. Çankırı halkının büyük tepkisine yol açan bu olaydan sonra, Müslüman halkla Ermeni ve Rumlar arasında ciddi sürtüşmeler baş gösterdi.

13 Nisan 1920 de başlayan birinci Düzce- Bolu ayaklanması, kısa sürede bölgenin benzer toplumsal özelliklerine sahip ilçeleri olan Gerede, Beypazarı ve Safranbolu'ya yayıldı. Ali Fuat Paşa ayaklanmayı bastırmakla görevli birliklerin başına geçti; Çerkez Ethem güçlerinin de bu birliklere katılımıyla Düzce-Bolu Ayaklanması 1920 Mayıs sonlarında bastırıldı.

Çankırı'daki lojistik etkinlikler, Sakarya Savaşı sırasında daha da büyük bir önem kazandı. Nitekim, 25 Ağustos 1921 de Çankırı'da bir hafta içinde 1.000 yataklık bir askeri hastane kuruldu. Çevre halkın yardımlarıyla donanımı tamamlanan hastanede, cepheden gelen yaralıların bakımı yapılıyordu. Çankırı'nın bu işe ön ayak olması öbür illerin halkını da harekete geçirdi ve kısa zamanda cephe gerisinde önemli bir lojistik ve sağlık hizmetleri ağı kuruldu. ( 1)






ÇANKIRI'NIN TARİHİ MEKANLARI


Çankırı Kalesi:


Şehrin kuzeyinde küçük bir tepe üzerine kurulmuştur. Romalılar, Bizanslılar, Danişmentliler, Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde sağlamlığıyla ünlü yapıdan günümüze, birkaç sur kalıntısından başka bir şey kalmamıştır. Dörtgen planlı olan kalenin surları moloz taş ve tuğla karışımıdır. Eteklerinde bulunan dereden itibaren yüksekliği 150 m. kadardır. Kale içinde Roma Dönemi'nden kalma kaya mezarı, iskan kalıntıları ve pişmiş toprak kap parçaları ile Çankırı Fatihi Emir Karatekin Bey'in türbesi bulunmaktadır. Geçmiş yıllarda ağaçlandırılan Kale, ziyaretgah ve mesire yeri olarak kullanılmaktadır. ( 2 )

KAYA MEZARLARI

Merkeze bağlı Beşdut Köyü'nde derenin iki yanındaki kayalara oyulmuştur. Bir tanesi sütunlu, diğeri sütunsuzdur. Sütunlu mezar 10 m. eninde 2 m. yüksekliğin dedir. Yuvarlak gövdeli sütunlar kaidesizdir. Giriş kare biçimindedir. Duvarlar ve tavan düzgündür. Sütunsuz mezar sütunlu mezarın hemen yanında 8X10 m. ölçülerindedir. Dörtgen biçimi girişten mezar odasına geçilmektedir. Duvarlar ve tavan düzgündür. M.Ö. 6. yüzyıldan kaldığı sanılmaktadır. Yörede bunların dışında benzer kaya mezarları da bulunmaktadır.

 Cendere (Salman) Höyük:Devrez Çayının güneyinde ve Çankırı Kastamonu yolunun solunda kayalık, yüksekçe bir tepenin doğuya bakan yamaçlarında anıtsal yapılar vardır. Burada çok sayıda ve insan eliyle oyulmuş mağaralar, kaya mezarları, kaya kilisesi olabileceği tahmin edilen tapınak ve amacı tam olarak bilinemeyen oyuklar bulunmaktadır.Kare, dikdörtgen planlı, düz kubbe ve semerdam tavanlıdırlar. Duvarlara açılmış küçüklü büyüklü nişler mezar odası ve ikamet amaçlı olarak kullanılmıştır. Bir kısmının girişleri kemerli ve içlerinde ölü sedirleri mevcuttur. 1.5x1.5 ile 10.0x10.0 m arasında değişen taban ölçüleri, 2-3.5 m arasında değişen tavan yüksekliklerine sahiptirler.

Sakaeli Kaya Mezarları ve Peri Bacası Oluşumları: Genel olarak Roma ve Bizans Dönemlerine ait olduğu tahmin edilen mezarlar, köyün sırtını yasladığı tepenin güneyde dik inen yamaçlarında yer almaktadır.

Hüyük Yeraltı Şehri: İl merkezine 55, Orta ilçesine 11 km mesafede yer alan Hüyük Köyünde bulunmaktadır. M.S. 3-5. yüzyıllarda yapıldığı ve kullanıldığı tahmin edilen yer altı şehri 2005 yılında tespit ve tescil edilmiş, 2006 ve 2008 yıllarında Müze Müdürlüğünce gerçekleştirilen temizlik çalışmalarıyla; küçük kilisesi, keşiş odaları, sarnıcı ve diğer hayat alanlarıyla komplike bir yapı arz eden çok katlı kültür varlığı tamamen açığa çıkartılmıştır.



http://www.cankiri.bel.tr/galeriler-6/cankiri-fotograflari.php


ÇANKIRI EVLERİ


İl genelinde 74 adedi Merkez İlçe'de, 12 adedi Çerkeş İlçe Merkezinde, 8 adedi Ilgaz ilçe merkezinde, 3 adedi Ilgaz Belören köyünde, 3 adedi Yapraklı ilçe merkezinde, 1 adedi Atkaracalar ilçe merkezinde, 1 adedi Eldivan ilçe merkezinde, 1 adedi Korgun ilçe merkezinde, 5 adedi Orta ilçe merkezinde, olmak üzere toplam 108 adet ev, Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu'nca tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Çankırı Evleri genelde iki katlıdır. Birinci kat ara kattır ve kışlık olarak kullanılmaktadır. Burası günlük hayatın geçtiği yerdir. Plan yapılırken de buna dikkat edilmiş olup sade ve kullanışlıdır. Yemek yapma, yeme ve oturma için düşünülmüştür. İkinci katlar ise manzaralı ve gösterişlidir. Bu katlar daha çok yazın ve misafir için kullanılmaktadır.

İkinci katlarda her evin bir "Başoda"sı vardır. Bu odalar diğerlerine göre daha geniş ve ahşap işleme tekniğinin güzel örneklerini sergiler. Başodalarda şahniş adı verilen yükseltiler bulunmakta olup bunlar, birinci katın üzerine çıkma yapılarak oluşturul­muştur. Başodaların tavanları göbekli ve çoğunlukla kök boya kullanılarak bezenmiştir. Odalarda oturmak için sedirler veya makat denilen tahta sedirler yapılmıştır. Her odada yüklük adı verilen tahta dolaplar vardır. Bu dolaplardan bir tanesi gusülhane olarak kullanılmaktadır. (http://www.cankiri.gov.tr/index.php/post/view?id=18) 




ÇANKIRI TARİHİ CAMİLERİ VE TÜRBELERİ




Çankırı'da Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait çok sayıda türbe, hamam, medrese, cami ve mescit vardır.  Emir Karatekin Bey Türbesi ve Hacı Murad-ı Veli Türbeleri başlıca tarihi türblerdir.

Ulu Câmi: Kânûnî Sultan Süleymân tarafından mîmâr Sâdık Kalfa’ya yaptırılmıştır. 1522’de yapımına başlanan câmi, 1558’de bitirilmiştir. Zelzeleden zarar gören câmi, 1936’da tâmir edilmiş ve ilk yapı özelliğini kaybetmiştir.

İmâret Câmi: 1397’de Candaroğlu Kasım Bey tarafından yaptırılmıştır. 1916’da tâmir görmüştür.

Ali Bey Câmii: Ali Bey Mahallesindedir. 1609 târihli kitâbesi vardır. Mihrab ve minberi alçıdan olup, süslemesizdir.

Mirahor Câmii: 1797’de Tüfekçibaşı İsmâil Ağa tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde harab bir hâldedir.


http://www.cankiri.bel.tr/galeriler-6/cankiri-fotograflari.php


Taşmescid (Şifâhâne):


Cemaleddin Ferruh Darülhadisi,
Selçuklu Sultanı Alâeddîn Keykubâd tarafından 1335’te sağlık tesisi olarak yapılmıştır. Bir bölümü kalmıştır. (3) Çankırı'da Selçuklu Dönemi'nden kalma en önemli yapıdır İki ayrı yapıdan oluşan eserin şifahane kısmı, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Keyhüsrevoğlu I Alaadin Keykubat zamanında Çankırı Atabeyi Cemaleddin Ferruh tarafından Miladi 1235 yılında yaptırılmıştır.

Yapının üzerinde yer alan iki adet figürlü parçadan meydana gelen birbirine dolanan iki ejder (yılan) motifi çok ilginçtir. Ejderlerin başları birbirine karşılıklı gelecek şekilde biçimlendirilmiştir Günümüzde "Tıp Sembolü" olarak kullanılan kabartmanın orjinali kaybolmuş olup aslına uygun olarak yaptırılan yenisi yerine konulmuştur. Bu motif ise günümüzde "Eczacılık Sembolü" olarak kullanılmakta ve halen Çankırı Müzesi'nde sergilenmektedir. ( 4)




ÇANKIRI'NIN TARİHİ  HAMAMLARI



Karataş Hamamı: Osmanlı Dönemi haç biçimi çifte hamamlara örnektir. Ali Bey Camii'nin bitişiğinde olması sebebiyle aynı tarihlerde yapılmış olabileceği tahmin edilmektedir. Yuvarlak kemerli kapıyla geçilen soğukluk bölümü, ortada bütün, yanlarda yarım kubbelerle örtülüdür. Sıcaklık bölümü kubbeyle örtülü olup dört köşesinde yine kubbeli halvetler bulunmakta, kubbeler sekizgen kasnaklara oturmaktadır. Kadınlar bölümü de aynı planladır. Halen kullanılmayan eser harap durumdadır.

Çarşı Hamamı: Halk arasında Ebcet Hamamı, bazı kaynaklarda ise Buğday Pazarı Hama­mı olarak geçen yapı, Merkez ilçede Müflis Tepesi Mevkiinde olup 1800'lü yıllarda ve Çankırı Muta­sarrıfı Said Efendi tarafından yaptırıldığı zannedilmektedir. Çifte hamam planındadır. Üç kubbe­li soğukluktan ortası kubbeli, yanları eyvan biçimi tonozlu sıcaklık bölümüne geçilmektedir. Kö­şelerde kubbeli halvetler bulunmaktadır. Kadınlar bölümünün planı da erkekler bölümü gibidir.

Murat Hamamı: Çerkeş İlçe Merkezinde bulunan ve halen harap vaziyette olan hamamı 17. yüzyılın ilk yarısında Sultan IV.Murat tarafından yaptırılmıştır.

Yapı, erkekler ve kadınlar kısımlarından oluşmaktadır. Erkekler kısmı soyunmalığının çatısı yıkılmıştır. Ilıklık pandandif geçişli iki kubbe, sıcaklık ortada pandandif geçişli ana kubbe, onun etrafında yer alan eyvan ve halvet hücreleri tromp geçişli kubbelerle örtülüdür.

Kadınlar kısmına soyunmalığı ahşap moloz artıkları ile doldurulduğundan girilememektedir. Ilıklık iki kubbe, sıcaklıkta yer alan iki halvet hücresi birer kubbe ile örtülüdür. Duvarlar dıştan moloz taş örtülüdür.

Ilgaz Hamamı: Ilgaz İlçe Merkezi'nde çarşı ortasındadır. Yapılışı hakkında bilgi bu­lunamamıştır. Soyunma, soğukluk ve sıcaklık bölümlerinin üzeri kubbelerle örtülüdür, Köşelerde de kubbeli halvetler bulunmaktadır.

Kurşunlu Hamamı : Kurşunlu ilçesinde bulunan hamamın yapım tarihi ve kim tarafın­dan yaptırıldığı bilinmemektedir. Onarım geçirmiş olan yapı moloz taştan inşa edilmiştir. Tonoz­lu soyunma yeri ile tek kubbeli sıcaklık bölümlerinden oluşmaktadır. (5)


Buğday Pazarı Medresesi

1700 lü yılların sonlarında yaptırılan medrese Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden kiralanarak kültürel amaçlı kullanılmaya başlandı. Kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarının yanı sıra Çankırı’nın son yıllarda öne çıkan kaya tuzu hediyelik eşyalarının üretildiği Buğday Pazarı Medresesinde kentin geçmişini yansıtan sözel kültürün yaşatıldığı odalar, yaran kültürünün tüm unsurları ve yöresel kıyafetler de sergileniyor. Medrese Çankırı’ya gelenlerin en önemli ziyaret mekanlarından birisi haline geldi.


http://www.cankiri.bel.tr/galeriler-6/cankiri-fotograflari.php


Çamaşırhane


 Tarihi Çamaşırhane Çankırıbeledeiyesi tarafından  otantik bir yapıya kavuşturuldu.  Kaderine terkedilmiş virane durumda bulunan, Tarihi Çamaşırhane´nin röleve, restitüsyon ve restorasyon projelerini hazırlatarak restore çalışmaları yapıldı. Bu tarihi mekanın açılışı Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu tarafından 20 Mayıs 2006 tarihinde gerçekleştirildi.

Tarihi Çamaşırhane şu an Çankırı’da olmazsa olmazlar arasında ilk sıradadır.

Çivitcioğlu Medresesi


Çivitçioğlu Medresesini gerekli tefriş ve düzenlemeleri yaptıktan sonra halkın ziyaretine açıldı. Bu medresede ebru, hat, ney kursları ve çeşitli kültürel etkinlikler de düzenlenmektedir.  Ramazan aylarında Medresede ney ve ilahi dinletisi yapılmaktadır.


http://www.cankiri.bel.tr/galeriler-6/cankiri-fotograflari.php


Çankırı Müzesi:
Çankırı Müzesi'nde Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Firig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerinin sergilenmesi ve tanıtımı yapılmaktadır.

Müzenin teşhir salonunda arkeolojik ve etnolojik eserler birlikte sergilenmektedir. Arkeoloji bölümünde Eski Tunç, Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler bulunmaktadır. Etnografya bölümünde ise Çankırı ve çevresine ait çeşitli dokumalar, el işlemeleri, hat sanatı örnekleri, baskı kalıpları, kıyafetleri, silahlar, süs eşyaları ile günlük hayatta kullanılmış olan çeşitli eserler teşhir edilmektedir. (6)



http://www.karalahana.com/karadeniz/ilgaz-dagi-kayak.htm


ÇANKIRI VE DOĞAL ZENGİNLİKLERİ


ILGAZ DAĞI MİLLİ PARKI - YILDIZTEPE



Şiirlere ve türkülere konu olan Ilgaz Dağları, ormanlarla kaplı, yaylalarının havası ve suyu çok güzel olan bir dinlenme yeridir. Ilgaz Dağı millî park îlân edilmiştir. Çamlık, Fidanlık ve Korgun; ağaçlık, soğuk ve bol suları, temiz havası ile meşhur mesire yerleridir. Yörenin büyük umutlar bağladığı Ilgaz dağı Çankırı için  önemli bir umut kapısıdır.
Batı Karadeniz Bölgesinde, Çankırı ve Kastamonu il sınırları içerisinde yer alan Ilgaz dağı  Kastamonu'ya 45 km,Ankara'ya 200 km uzaklıktadır.  Milli Park sahası içerisindeki değişik bitki zenginliği ve peyzaj değerlerini sunan vadiler ve sırtlar gibi mutlaka görülmesi gerekli  pek çok yerleri vardır. (7)


 Ilgaz dağını turizme kazandırma  çabaları tüm hızıyla sürmektedir. Ilgaz Dağlarının Çankırı sınırları içerisinde yer alan Kadınçayırı mevkii Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak ilan edilmiş alan Çevre ve Orman Bakanlığınca Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilmiştir. İl Özel İdaresi imkanlarıyla yapılan 80 yatak kapasiteli 1 otel ve 2 kafeterya 2008 yılı sonu itibariyle tamamlanmış olup, hizmete devam etmektedir.

Çankırı’nın turizm de amiral gemisi olarak görülen ve büyük umutlar bağlanan Yıldıztepe projesinin en önemli ayağı olan Yıldıztepe Telesiyeji toplam 1.6 km. uzunluğu ile Ilgaz Dağı’nın en uzun telesiyeji olma özelliğini taşıyor. Yıldıztepe bölgesinde, Kış Sporları ve Kayak Merkezleri Mekanik Tesisi, 1000 kişi kapasiteli Dikmen Kayak Pisti Telesiyej Tesisi Turizm  tesisileri için planlanan kar mekanik tesislerinin ilki olan telesiyej  için çalışmalara başlanmıştır. (8)

Yıldıztepe; Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ilanıyla birlikte yılın 12 ayında hizmet verebilecek şekilde planlanarak kış aylarında kayak ve kış sporlarına, bahar ve yaz günlerinde ise dağcılık, doğa yürüyüşü, dağ bisikleti, atlı ve yaya yürüyüş, kap ve karavan, avcılık vb. diğer doğa sporları ve iki adet olimpik sahasıyla yüksek irtifa kampı yapmak isteyen futbol takımlarına hizmet verebilecektir.

KAPLICALARI

Çankırı, şifâlı sular bakımından oldukça zengin bir bölgedir. Fakat, bu suların bir çoğundan tesis yetersizliği sebebiyle faydalanılamamaktadır.
Acısu,
Şerâfettin İçmesi:
Akkaya Hamamı:
Şıhlar Nezle Suyu:
Kazancı Mâden Suyu:
Bozan Hamamı:
Ilısılık Mâden Suyu:
Çavundur Kaynakları:
Bayramören İçmesi:
Kükürt Köyü Kaynağı:
Hışıldayı İçmesi:
Çankırı da bulunan başlıca kaplıcalardır.




KAYNAKÇA
  1. http://www.cankiri.gov.tr/index.php/post/view?id=7
  2. http://www.cankirikulturturizm.gov.tr/belge/1-33239/muzeler-ve-orenyerleri.html
  3. http://www.delinetciler.net/forum/ic-anadolu-bolgesi/64045-cankirinin-tarihi-ve-turistik-yerleri.html
  4. http://www.forumlord.net/cankiri/65442-cankiri-gezilecek-yerler-cankirinin-gezilecek-gorulecek-yerleri.html
  5. http://www.cankiri.gov.tr/index.php/post/view?id=18
  6. ttp://www.cankirikulturturizm.gov.tr/belge/1-33239/muzeler-ve-orenyerleri.html )
  7. http://www.cankirikulturturizm.gov.tr/belge/1-56330/gezilecek-yerler.html
  8. http://www.cankiri.gov.tr/index.php/post/view?id=676
  9. http://www.delinetciler.net/forum/ic-anadolu-bolgesi/64045-cankirinin-tarihi-ve-turistik-yerleri.html
  10. http://www.hakkinda-bilgi-nedir.com/cankiri-nedir+cankiri-hakkinda-bilgi


http://turkiyegezgini.com/city.jsp?city=Cankiri


(Ilgaz Dağı - Kırkınar Yaylası)

Ilgaz dagi resimleri
http://www.loadtr.com/431992-Ilgaz_dagi.htm


İLGİLİ SAYFALAR

İliniz, ilçeniz hatta köylerinizin, doğal güzellikleri hakkında yazılar yazabilir, Turistik, tarihi ve doğal güzellikleri fotoğraflarınız ile  paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com



Konuya Yorum Ekle