İnternet Tarayıcınızın Javascript Desteği Kapalıdır.
 Edebiyat ve Sanat Akademisi websitesini aktif bir şekilde kullanmak için JavaScript tarayıcınızda etkinleştirilmelidir. Tarayıcınızı kullanarak Edebiyat ve Sanat Akademisine erişim sağlarken zorluk ile karşılaşırsanız, JavaScript'in açık olup olmadığını kontrol edin.

Aşağıdaki Konu başlıkları MAC ve WİNDOWS işletimleri üzerinde çalışan EXPLORER, FİREFOX, SAFARİ ve OPERA internet tarayıcıları üzerinde JavaScript etkinleştirmesinin nasıl yapılacağı anlatılmıştır.

WİNDOWS LOGO
WINDOWS İŞETİM SİSTEMİ ÜZERİNDE;
MAC LOGO
MAC İŞETİM SİSTEMİ ÜZERİNDE;

Windows'taki Internet Explorer'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. tarayıcınızda Araçlar 'ı ve ardından Internet Seçenekleri 'ni tıklatın.
  2. Internet Seçenekleri iletişim kutusunda Güvenlik sekmesini tıklatın.
  3. Özel Düzey 'i tıklatın.
  4. Güvenlik Ayarları iletişim kutusunda Komut altında Etkin komut kısmında Etkinleştir 'i tıklatın.
  5. Tamam 'ı tıklatın
  6. Onay iletişim kutusunda Evet 'i tıklatın.
  7. Ayarlarınızı kaydetmek için Tamam 'ı tıklatın.
Windows'taki Mozilla Firefox'ta JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda Araçlar 'ı ve ardından Seçenekler 'i tıklatın.
  2. Seçenekler iletişim kutusunda, İçerik 'i tıklatın.
  3. JavaScript'i Etkinleştir seçeneğini işaretleyin ve ardından Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Mozilla Firefox'ta JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda, Ayarlar 'ı tıklatın.
  2. Görüntülenen iletişim kutusunda İçerik 'i tıklatın.
  3. Görüntülenen iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin ve ardından pencereyi kapatın.
Windows'taki Google Chrome'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızı açın ve ardından sağ üst köşede görünen ayarlar simgesine tıklayın.
  2. Açılan menüde, Ayarlar 'ı tıklatın.
  3. Ayarlar sayfasında, Gelişmiş ayarları göster 'i tıklatın.
  4. Gizlilik bölümünde İçerik ayarları'nı tıklayın.
  5. JavaScript bölümünde Tüm sitelerin JavaScript çalıştırmasına izin ver'i seçin.
  6. Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Google Chrome'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Chrome 'u ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Ayarlar sayfasında, Gelişmiş ayarları göster 'i tıklatın.
  3. Gizlilik bölümü altında İçerik ayarları 'nı tıklatın.
  4. JavaScript bölümünde Tüm sitelerde JavaScript çalışmasına izin ver 'i tıklatın.
  5. Bitti 'yi tıklatın.
  6. Ayarlar sayfasını kapatın.
Windows'taki Apple Safari'de JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızda, sağ tarafta görünen ayarlar resmi simgesini tıklatın.
  2. Tercihler 'i seçin.
  3. Genel iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
    İletişim kutusu adı Güvenlik olarak değişir.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin.
Mac'teki Apple Safari'de JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Safari 'yi ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Görüntülenen iletişim kutusunda Güvenlik 'i tıklatın.
  3. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin ve ardından pencereyi kapatın.
Windows'taki Opera'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Tarayıcınızı açın.
  2. Menü > Ayarlar > Tercihler 'i açın.
  3. Tercihler iletişim kutusunda, Gelişmiş kutusunu tıklatın.
  4. İçerik 'i tıklatın.
  5. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin
  6. Tamam 'ı tıklatın.
Mac'teki Opera'da JavaScript'i etkinleştirmek için
  1. Mac menü çubuğunda, Opera 'yı ve ardından Tercihler 'i tıklatın.
  2. Tercihler iletişim kutusunda, Gelişmiş kutusunu tıklatın.
  3. İçerik 'i tıklatın.
  4. JavaScript'i Etkinleştir 'i işaretleyin.
  5. Tamam 'ı tıklatın.
Ziyaretci İstatistik
Online: 72 Günlük: 446 Toplam: 2040371
Reklam Alanı
Aşık Reyhani Şiirleri Hayatı Edebi Kişiliği

Erzurumlu Aşık Yaşar Reyhani

Lütfeyle halime geçti şu ömrüm
Yar yüzünü görüp görüp ağlayım
Nasip eyle eşiğini kapını
Yüzlerini sürüp sürüp ağlayım

Reyhani'yim n'olur beni inandır
Yanarken bir yudum su ver de kandır
Yalvarırım seher vakti uyandır
Rüzgarlardan sorup sorup ağlayım


Aşık Reyhani


Nufus kağıdına 1932 - 10 Aralık 2006 tarihinde doğmuş olarak kayda geçen Aşık Yaşar ReyhaniHasankale’nin Alvar köyünde doğdu. Asıl adı ise Yaşar Yılmaz’dır. Yaşar Yılmaz esasında nufus kaydına girdiği yıldan iki sene büyük olarak yazılmış esasında 1934 yılının Eylül ayında Erzurum’um Pasinler ilçesine bağlı Alvar köyünde dünyaya gelmiştir. Bunu nedeni kendinden iki yıl önce dünyaya gelen ve hayatını kaybeden kız kardeşi Yaşar ‘ın yerine hayatını ve nüfustaki kaydının [1]devam ettirmesinden meydana gelmiştir.

Feyzi Halıcı “‘Aşıklık Geleneği ve Günümüz Halk Şairleri’ adlı çalışmasında,  Reyhani’nin babasının İran göçmenlerinden Recep olduğu ve ailenin önce Kars’a yerleşip, oradan da Erzurum’a yerleştiği yazılıdır.. Dr. Dilaver Düzgün ise, ‘Aşık Yaşar Reyhani’ adlı çalışmasında, şairin büyük dedesi Muhittin’in, Ahıska muhaciri olarak Erzurum’a geldiğini ve 93 harbinde (1877-78 Osmanlı-Rus harbi) şehit düştüğünü, onun oğlu Kamil Ustanın [2] Erzurum’da bir süre ticaretle uğraştıktan sonra Alvar’a yerleştiğini kaydetmektedir.

Bu çelişkili izahlar arasında bilinen en kesin şey babası Recep’in “Alvar köyünde ortakçılık ve otlakçılık yapan” fakir bir köylü olduğudur.  “Yaşar Reyhanî’ çocukluk yılları Alvar’a yakın Pasinler’in Tepecik ve Horasan’ın Aşağı Tahir Hoca köylerinde geçer. Aşağı Tahirhoca köyünde iken ilköğrenimini yapmak üzere ilkokula gitmiş ama üçüncü sınıftan sonra okulu terk etmiştir.[3] Okuma yazmayı okula gitmeden öğrenmiş sonraki yıllarda dışarıdan sınava girerek diplomasını almıştır.

 Reyhanî, küçük yaşlarda köyüne gelen âşıklardan etkilenmiş âşıklık hevesine küçük yaşta kapılmıştır. Kerem ile Aslı ve Emrah ile Selvihan hikayesini okuyarak etkilendiğini, Sümmani ve Emrah’ın şiirlerini okuduktan sonra âşık olmaya karar verdiğini anlatacaktır.

Küçük yaşlarda köyüne gelen Halk Ozanlarından etkilenmiş. Hem  Âşıklardan  dinleyerek hem de eline geçen kitapları okuyarak birçok Halk Hikayesini öğrenmiş, söylediğine göre de 12-13 yaşlarında iken “ Aşağı Tahirhoca köyündün yakınındaki Göreşken Baba türbesi civarında uykuya dalınca “ rüyasında bade içerek badeli âşıklar kervanına dalmıştır.  14 yaşlarına doğru şiirler söylemeye başlayan Reyhanînin Âşık olarak meydana çıkması 18 yaşından sonrasına kalacaktır. ilk şiirini 1950 yılında, 18 yaşındayken Aşağı Tahirhoca köyünde söylemiştir. [4] Söylediği ilk şiirİ şudur:

“Bir siyah gözlü yar yıllarca evvel
Berrak bir pınarın başında idi.
Peri gibi saçlı, huriden güzel
Durgun yüzlü, ondört yaşında idi.

Fakat kimi kaynaklara göre Reyhanî, bade içme konusunda sürekli sessiz kalmış ve bu konuyu pek de kabul etmeyen bir tutum ile cevap vermiştir. [5] Dilaver Düzgün ile yaptığı bir söyleşiden sonra  Dilaver Düzgün böyle bir intiba edindiğini ifade etmektedir. 

İlk gençlik yıllarında sonu mutlu bitemeyen bir macera da yaşamıştır. Reyhanî, bir  kız kaçırmış ama birkaç ay geçmeden bu evliliği geçimsizliğe dönüşmüştür. [6]Bunun üzerine karısının ailesi kızlarını alarak başka biriyle evlendirmişlerdir.  Âşık Reyhanî, bu dönemden sonra Dertli mahlasıyla şiirler yazmaya, Türkü söylemeye başlar. Ancak bu mahlası uzun süre kullanmadan, Bayburtlu Hicrani tarafından Reyhani mahlası verilir. [7]Eski  Halk Ozanlarından   edindiği bilgilerin dışında, Aşık Huzuri Baba, Nihani, Cevlani, Efkari ve Murat Çobanoğlu’nun babası Gülistan Çobanoğlu gibi aşıklardan [8]gelenek ve usul öğrenir.

Reyhani yetişme çağlarında çağdaşı olduğu pek çok ozanla tanışır. Posoflu Müdami, Ardanuçlu Efkari, Bardızlı Nihani, Kağızmanlı Cemal Hoca, Sarıkamışlı Dursun Cevlani ve Bayburtlu Hicrani dönemin önde gelen ve karşılaşmalar yaptığı, meclislerinde bulunduğu, ozanlar olacaktır.

1950 de ilk şiirini söyleyen Reyhanî âşıklık geleneğine çok hızlı bir giriş yapar. 1951 yılında Akpunus Köyünde Hicrani ile, 1952 yılında da Kağızman’ın Camışlı köyünde Cemal Hoca ve aynı yıl Şenkaya’nın Bardız köyünde Âşık Nihani ile birlikte olmuş, onlarla ldeyiş melerde bulunmuştur.

Reyhanî, hikâyeler de düzenlemiştir. Bu hikayelerden Böyle Bağlar’ adlı hikayesyi ise Aşık Mevlüt İhsani ile ortaklaşa düzenler.  Bu hikayeden başka olarak Âşık Guruni Hikayesi ve hikayeli deyişlerini de oluşturmuştur. [9]


Gezgin ozan geleneğinin bir üyesi olan Reyhani, köy , ilçe ilçe, şehir şehir dolaşan ozanlardan biridir. Konya Aşıklar Bayramına 1966 yılından başlayarak 1991 yılına kadar ara vermeden katılan yedi aşığımızdan biri olmuştur. Bu bakımdan bu şölene katılan Karslı âşıklar, M. Çobanoğlu, ve Şeref Taşlıova birlikte bu bayramın vaz geçilmez müdavimlerinden birisidir.

İran’dan Avrupa’ya birçok ülkede türkü söyleyen Aşık Reyhani, katıldığı yarışmalarda da birçoğu birincilik olmak üzere çeşitli ödüller alır. 1976 yılında Erzurum’un Gölbaşı semtinde Aşık Nuri Çırağı ile birlikte aşıklar kahvesini açmış, 1980 yılında Erzurumlu aşıkları örgütlenme içerisinde bir araya getirmek amacıyla Doğulu Halk Ozanları Kültür Derneğini kurup1989 yılına kadar başkanlığını yapmıştır.

Katıldığı etkinliklerde atışma, türkü, hikâyeli türkü, taşlama ve şiir dallarındaki yarışmalarda çok sayıda birincilik ödülünü de kazanmış, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Kültür Bakanlığı gibi değişik kurum ve kuruluşların düzenlediği etkinlik ve yarışmalardan 150 dolayında ödül almıştır.

Aşık Reyhani birçok ülkeye konser ve konferanslara katılmak üzere çağrıldı. Ayrıca ABD’nin Michigan Üniversitesinde katıldığı bir konferanstan sonra 1992 kendisine fahri öğretmenlik unvanı verilmiştir.

Şiirleri birçok gazete, dergi ve araştırmada yaralan, çeşitli radyo ve televizyon programlarına katılan Aşık Reyhani’nin, şiirlerinin bir bölümünü topladığı »Alvarlı Reyhani« (1962), »Böyle Bağlar« (1966), »Kervan« (1988) ve bazı düşünce ve şiirlerinden oluşan »Şu Tepenin Arkasında« adlı kitapları, Dilaver Düzgün tarafından hazırlanan »Aşık Yaşar Reyhani«, (1997), Ozan Yusuf Polatoğlu tarafından hazırlanan »Mızrabın Istırabı, Aşık Reyhani-Hayatı ve Şiirleri«, (2003) ve Muhsin Koç tarafından hazırlanan »Ölümünden Sonra Aşık Yaşar Reyhani« (2007) adlı kitaplar bulunmaktadır.

1996 yılında Bursa’ya yerleşir. Bursa'nın merkez Yıldırım ilçesine bağlı Değirmenönü Mahallesi'nde çocuklanın yanı sıra Erzurumlu âşık dostlarının yardımı ile hayatını idame ettirmeye çalışan Reyhani rahatsızlandıktan sonra10 Aralık 2006 tarihinde 74 yaşında iken  Bursa' da ölmüş cenazesi Yıldırım ilçesi Değirmenönü Merkez Camisi'nde ikindi namazının ardından Cumalıkızık mezarlığına defnedilmiştir. [10]



  • [1] Metin Turan ,YAŞAR REYHANİ, http://turkoloji.cu.edu.tr/HALK%20EDEBIYATI/metin_turan_
  • [2] Metin Turan ,YAŞAR REYHANİ, http://turkoloji.cu.edu.tr/HALK%20EDEBIYATI/metin_turan_
  • [3] Dilaver Düzgün "Aşık Yaşar Reyhani", (1997)
  • [4] Metin Turan ,YAŞAR REYHANİ, http://turkoloji.cu.edu.tr/HALK%20EDEBIYATI/metin_turan_
  • [5] Dilaver Düzgün "Aşık Yaşar Reyhani", (1997)
  • [6] Mehmet Sülün, Yaşar Reyhani, http://muhasebedr.com/halk-ozani-asik-yasar-reyhani/
  • [7] Metin Turan ,YAŞAR REYHANİ, http://turkoloji.cu.edu.tr/HALK%20EDEBIYATI/metin_turan_
  • [8] Mehmet Sülün, Yaşar Reyhani, http://muhasebedr.com/halk-ozani-asik-yasar-reyhani/
  • [9] Metin Turan ,YAŞAR REYHANİ, agy.
  • [10] Aşık Reyhani, son yolculuğuna uğurlandı, Zaman 11 Aralık 2006






ŞİİRLERİ


Bir Kara Gözlü Yar


Bir kara gözlü yar yıllarca evvel
Berrak bir pınarın başında idi
Peri kadar saçlı huriden güzel
Durgun yüzlü on dört yaşında idi

Tam on dört gecelik ayın yarısı
Pembe tül altından sızan sarısı
Adım adım takip eden birisi
Her dakka her saat peşinde idi

Sonra onu ben yitirdim el buldu
O zaman gönlümde yol iki oldu
Üç yıl sonra sordum dediler öldü
Hayali bir mezar taşında idi

Ben yine o yüzü görürüm bazı
Başka zaman değil çalınca sazı
Satırıma yazdığım gün o kızı
İlham hızı çatık kaşında idi

Reyhani
’yim derdim izah etmeye
Yüz yıl yazsam imkanı yok bitmeye
Bülbülümü koymadılar ötmeye
Mevsim elli birin kışında idi

Çevirdi Beni

Şu kahpe zamanın yersiz akışı
Sürüsüz çobana çevirdi beni
Tersine gözlerin aksi bakışı
Dost iken düşmana çevirdi beni

Seher yeli aksi haber bildirdi
Ağladığım düşmanımı güldürdü
Poyraz yeli küme küme kaldırdı
Buğdaysız samana çevirdi beni

Gerçeği bilerek sakla dediler
Misal-i Mecnunlar örneği çöller
Köküme göz dikti kara cahiller
Budaksız ormana çevirdi beni

Gönül düşman derken bakış dost derken
Bulut nara atıp rüzgar es derken
Biri konuş derken biri sus derken
Akıllı hayvana çevirdi beni

Reyhanider kahpe zaman sert döndü
Namert dönse gam yemezdim mert döndü
Rakip ağır geldi hakem sırt döndü
Yenik pehlivana çevirdi beni

Erzurum'da

Geldi geçti bir Reyhani
Gören olmaz Erzurum'da
Kara taştaki mercanı
Kıran olmaz Erzurum'da

Can emanet veren alır
Ecel görünmezken gelir
Mezarım gurbette kalır
Soran olmaz Erzurum'da

Erbab-ı mana çarkına
Gör kemali aşk arkına
Emrahlar geçer farkına
Varan olmaz Erzurum'da

Mezar olur beden beden
Sesleri gelmiyor neden
Mana derken on ikiden
Vuran olmaz Erzurum'da

Havada yumurtlar huma
Kim der vebali boynuma
Sazcı derler tabutuma
Giren olmaz Erzurum'da

Abide yaptılar kimi
Reyhani dinle vasfımı
Benim ise mezarımı
Ören olmaz Erzurum'da

Bağlar

Demedim mi gönül kalkıp yürüme
Birgün yollarını harami bağlar
Dertliysen derdini dertsize deme
Dertsiz hekim olsa yara mı bağlar

Yazılan kaderdir başa gelince
Suç sende ayağın taşa gelince
Kudretin damlası coşa gelince
Onu bent mi eyler dere mi bağlar

Oku sayfasını geçen çağların
Yaprağı dökülmüş nice bağların
Adeti böyledir yüksek dağların
Aslı'ya yol verir Kerem'i bağlar

Ben de Reyhani'yim susuz pınarım
Damlam coş ederse olmaz kenarım
Öldüğümü duysa o nazlı yarim
Bilmem al mı giyer kara mı bağlar

Veremem

Bana derler aşık derdini söyle
Bu bir sırdır emanettir veremem
Belki dağlar kadar büyümem amma
Cevizin de kabuğuna giremem

Hasta odur sabır ile inleye
Evlat odur nasihati dinleye
Bundan sonra zevkle bakmam aynaya
Çünkü onda iç yüzümü göremem

Kulaksız işitmek dilsiz ifade
Canım cananındır edem iade
Vücut bir camidir vicdan seccade
Onun bunun çıkarına seremem

Reyhani'yim zamanım yok gülmeye
Doğar iken boyun eğdim ölmeye
Azrail gelmesin canım almaya
Bir canım var cananındır veremem

Koklaya Koklaya

Gel yarim yeter bekledim
Gülü koklaya koklaya
Gözlerime yaş ekledim
Seli koklaya koklaya

Bir derdime bin ekledim
Aşkın boynuma yükledim
Seherde haber bekledim
Yeli koklaya koklaya

Gurbet gezdim adım adım
Asla olmadı muradım
Sırma saçın hatırladım
Teli koklaya koklaya

Reyhani'yim bak zamana
Kara bağrım yana yana
Kerem oldum Aslı Han'a
Külü koklaya koklaya


Aşık Reyhani (© TürküOla)

Söyleyin

Beni sizden sorarlarsa dostlarım
Bir Reyhani geldi gitti söyleyin
Hayatı çileli muradı yarım
Heder etti ah tüketti söyleyin

Aldı kırık sazı kapıdan çıktı
Ağlar gözler ile gülerek baktı
Dağın ufuğunda bir akşam vakti
Güneşle beraber battı söyleyin

Ara sıra sazı verdik destine
Name yazdı yarenine dostuna
Ceketini yorgan ettik üstüne
Kolu yastık oldu yattı söyleyin

Bir duvara yaslamıştı yanını
Sılasına çevirmişti yönünü
Gurbet elde hasret yaktı canını
Sitem vurdu dert çürüttü söyleyin

Aşık Reyhani'ymiş kıldı ah u zar
Dolaştı alemi diyar be diyar
Parça parça etmiş bir deli rüzgar
Yaşı yağmur göz buluttu söyleyin

Sevdiğim

Al beni ne olur sevdaya götür
Erenlerden geri kaldım sevdiğim
Saz bir bahanedir göğsümü dövdüm
Bir kemik bir deri kaldım sevdiğim

Bu zalim zamanın ne ise kasti
Nereye gittimse yolumu kesti
Sırtımda kırık saz elimde testi
Doldurmadım yarı kaldım sevdiğim

Aşık Reyhani'yim uğradım derde
Nerdesin sevdiğim nerdesin nerde
Meydanı kaptırdım çakala kurda
Bir sürüden biri kaldım sevdiğim

Başlar

Bekle ağaç meyve versin
Taş ondan öteye başlar
Mevsim sonbahara ersin
Kış ondan öteye başlar

Üç kapıyı açacaksın
Dört pınardan içeceksin
Altı şartı seçeceksin
Beş ondan öteye başlar

Gel gülü yandırma bülbül
Önce ağla sonradan gül
Ölüm en son nokta değil
İş ondan öteye başlar

Reyhani can yakacağın
Tükenmedi çekeceğin
Asıl gözden dökeceğin
Yaş ondan öteye başlar


Aşık Reyhani ? Kahpe Zaman

Yarim

Bir muhannet yara gönül bağladım
Oldum bir kurumuş dal yarim yarim
Eğer günüm doldu, vadem yettiyse
Gelip de canımı al yarim yarim

Gençlik bir kuş idi elimden uçtu
Varlık kervan idi geldi de geçti
Ömür güneş idi gedikten aştı
Sanırsın olmamış yol yarım yarim

Aşık Reyhani'yim bu aşkın mesti
Gönlünden gönlüme bir rüzgar esti
Sen bir ulu pınar ben kırık testi
Acı bu halime dol yarim yarim

Kurtulamaz

İnsan ömrü kara benzer
Erimekten kurtulamaz
Sona doğru azar azar
Yürümekten kurtulamaz

Gençlik açılmamış güldür
İlim çağı tatlı baldır
Sonu yaprak dökmüş daldır
Kurumaktan kurtulamaz

Reyhani yar yara kalsa
Gönül neşe ile dolsa
Aslı som altından olsa
Çürümekten kurtulamaz

Birgün

Deryalar yanmaz diyenler
Denizler de yanar birgün
Nehir içip doymayanlar
Damla içen kanar birgün

Çiçek solar fikir solmaz
Derya damla ile dolmaz
Evladın kötüsü olmaz
Atasını anar birgün

Sözüm söz deyip övünme
Özüm öz deyip övünme
İşim düz deyip övünme
Çark tersine döner birgün

Kesilmez mevladan umut
Bir mürşidin elini tut
Gelir rüzgar gider bulut
Elbet yağmur diner birgün

Gel Reyhani hayal kurma
Yolu bilmeyene sorma
Kendini yüksekte görme
Gökler yere iner birgün

Beni 1

Behey rüzgar gider isen canana söyle beni
Lütfü ve keremi çoktur yakmasın böyle beni
Ben bu derde düş olalı bana Mecnun dediler
Ben nasıl Mecnun'um bilmem aramaz Leyla beni

Ben bu derde düş olalı gözlerim yaşta benim
Sinemi sitem kapladı gönlüm telaşta benim
Ne dizimde kuvvet kaldı ne aklım başta benim
İpsiz bağladı felek bir kaşı yayla beni

Ey Reyhani hep düşündün dünyada han olmayı
Hiç aklına getirmedin bir kabristan olmayı
İstemem sensiz efendim tahta sultan olmayı
Bana köle deseler de sen kabul eyle beni

Beni 2

İlahi niyazım sana düşürme garip beni
Alemin şahı Rabbena kılma muzdarip beni
Derdi senden alır isem dermanı kim neylesin
Sen bana benim demezsen kurtarmaz tabip beni

Geldi geçti gaflet ile bunca yıl ve seneler
Hep senin emrinde döner yorulmaz pervaneler
Dergahına talip olmuş tabiri divaneler
Ne olur eyle yarabbi aklıma sahip beni

Ey Reyhani neden akar durmaz göz pınarların
Gönül neylesin dünyayı olmazsa senin yarin
Birgün olup okununca cümlesi aşıkların
Yunusların arasında eyleme kayıp beni

Bir Güzele

Bir güzele gönül verdim bağlandım
Ceylan oldu çekti beni izine
Boş boşuna ateşine dağlandım
Duman bitti umut kaldı közüne

Köz beni kül eder cana getirir
Yaş olur gözümden dane getirir
Gün olur ki yakar yıkar bitirir
Eyvah der elini vurur dizine

Dizine vursa da vurmasa da boş
İçenler uyanır içmeyen sarhoş
Aşk çilesi çetin olsa bile hoş
Hayal gerek aşıkların gözüne

Göze sürme çeker yar güzel olur
Yüze yaşmak çeker ar güzel olur
Yar ile dünyalık var güzel olur
Reyhani'yim baksam yarin yüzüne


Aşık Reyhani ? Hüseyin İle Senem Hikayesi

Şimdi

Tükendi mürekkep karıştı satır

Bilemez ki katip ne yaza şimdi
Dört mevsimde ne şevk ne umut kaldı
Minnet ne bahara ne yaza şimdi

Vazgeç gafil göremezsin içimi
Sen kendinle kıyas etme suçumu
Doğuştan simsiyah olan saçımı
Söyle kim boyadı beyaza şimdi

Reyhani'yim geçti ömrüm saz ile
Gıda aldık hayaldeki haz ile
Bir ömür devrettik cilve naz ile
Naz bitti çevrildik niyaza şimdi

Ağlayım

Lütfeyle halime geçti şu ömrüm
Yar yüzünü görüp görüp ağlayım
Nasip eyle eşiğini kapını
Yüzlerini sürüp sürüp ağlayım

Gönlümüz gözümüz vecd ile dolsun
Muradım maksudum secdegah olsun
O gün olsun yarin müjdesi gelsin
Yol üstüne durup durup ağlayım

Reyhani'yim n'olur beni inandır
Yanarken bir yudum su ver de kandır
Yalvarırım seher vakti uyandır
Rüzgarlardan sorup sorup ağlayım

Bezdim

Ben bu aşkın abdalıyım
Dolana dolana bezdim
Çığ sökmüş bahar seliyim
Bulana bulana bezdim

Her gün sam yeli eser mi
Kamil cahile küser mi
Bıçak çeliği keser mi
Bilene bilene bezdim

Keder üstümüze zimmet
Zalimden olmaz merhamet
İlimsiz mürşitten himmet
Dilene dilene bezdim

Reyhani ölü yürür mü
Kül ölür mü kül çürür mü
Kuru ağaç dal verir mi
Sulana sulana bezdim

Aman Gazeteci Gel Bizim Köye

Aman gazeteci gel bizim köye
Bizden olan türlü halleri de yaz
Yalniz saçliyi basliyi degil,
Uyuzu, koturu, kelleri de yaz.

Tütmez oldu köyümüzün bacasi
Ne gündüzü belli ne de gecesi
Dokuz yildir Alamanya'da kocasi
Çoluklu çocuklu dullari da yaz.

Zannetme ki bütün millet bütündür
Bilmez misin bir tarafi yetimdir
Senin için sark hizmeti çetindir
Uzaktan görünen illeri de yaz.

Vallahi doguda yasamak hata
Bir köyde bir aga biniyor ata
Bir bas kirar on bin verir avukata
Ifadeden aciz dilleri de yaz.

Benim neme lazim koskoca irmak
Çünkü taksimimde var susuz durmak
Senin bahsettigin ojeli parmak
Içi nasirlanmis elleri de yaz.

Bir de tennezzül et bizim köyde yat
Gel sor sorustur, derdimiz kat kat
Tas koyulmamis Kars'a bir göz at
Ardahan'a gitmez yollari da yaz.

Reyhani'yim ne karali yazim var.
Ben insanim bir çok seyde arzum var.
Ne yazik ki kirilmis bir sazim var
Üstünde yaslanmis telleri de yaz.

Arzum

Arzumun pesinde pervane oldum,
Bezdim yine bulamadim arzumu.
Essiz ceylan gibi çöllerde kaldim,
Tezdim yine bulamadim arzumu.

Nere gidem bu belali bas ile,
Dünya sele gider gözüm yas ile.
Ask dügmesin tirnak ile dis ile,
Çözdüm yine bulamadim arzumu.

Reyhani'yim bulamadim yerimi
Her dertten örnek var aç defterimi,
Ask yüzünden, nesim gibi derimi,
Yüzdüm yine bulamadim arzumu.

Bahar Gelsin

Bahar gelsin su daglara gideyim
Belki derdimize çare bir çiçek.
Toplayip devsirip harman edeyim
Açilan yarami sara bir çiçek.

Çünkü o da bir çiçegin delisi
Kelebektir böceklerin alisi
Yesil yamaç tabiatin halisi
Nakis dökmüs ara ara bir çiçek

Kara tasta ala geyik sesi var
O geyigin issiz tasta nesi var
Kavalin bir aci inlemesi var
Çobani düsürmüs zara bir çiçek.

Ben de bir asigim Reyhani adim
Sorun çiçeklere az mi yalvardim.
Benim tabiatttan bir tek muradim
Götüreyim nazli yara bir çiçek.

Bir Dertsiz Diyara

Bir dertsiz diyara varmak istedim,
Gördüm, yürüdügüm yol benim gibi.
Mecnun gibi bir leylayi aradim
Sitemle yarali çöl benim gibi.

Varsa maharetin meydanima çik
Yarali avciyim ceylanim kaçik
Gurbet tabutunda gözlerim açik
Eger asik isen öl benim gibi.

Reyhaniyim hasret gözüm süzüldü
Göz gördü, el yetmez bagrim ezildi.
Kemigim çürüdü derim yüzüldü
Var mi bu alemde kul benim gibi.

Bir Gelin

Elleri koynunda pinar basinda
Almanya'ya dogru bakar bir gelin.
Yedi çocugu var dördü pesinde,
Felege disini sikar bir gelin.

Zavalliya hayat olmus iskence,
Ona zehir olmus zevk ü eglence
Disaridan bir erke sesi duyunca
Postaci zanneder çikar bir gelin.

Sorunca derdini söylemez dili
Yirmibes yasinda bükülmüs beli
Hatira aldigi kirli mendili
Gözünün yasiyla yikar bir gelin.

Yikik avlusuna hasir sererek
Körpe yavrusuna gögüs gererek
Yildizlarda haber var mi diyerek
Aksam dam üstüne çikar bir gelin.

Çaresi yok derdi düsmüs derine
Uykusu yok hasret vurmus serine
Kemerini vermis borcun yerine
Belini iplikle sikar bir gelin.

Aylar geçer senesinden habersiz
Kitap okur manasindan habersiz
Iplik düsmüs ignesinden habersiz
Dikecegi yerde söker bir gelin.

Gücü yetse kanunlari bozarmis
Kazma alip topraklari kazarmis
Küçük oglu babasina benzermis
Umutla yüzüne bakar bir gelin

Reyhanî der gel bu gelini kina!
On yildir elleri görmemis kina
Sofrada Mehmed'i gelir aklina
Çorbayi yemeden döker bir gelin.

Kosma

Geldi geçti bir Reyhani,
Gören olmaz Erzurum'da.
Kara tastaki mercani,
Kiran olmaz Erzurum'da.

Can emanet veren alir.
Ecel görünmezken gelir
Mezarim gurbette kalir
Soran olmaz Erzurum'da.

Erbab-i mana çarkina
Gör kemali ask arkina
Emrahlar geçer, farkina
Varan olmaz Erzurum'da.

Mezar olur beden beden
Sesleri gelmiyor neden
Mâna derken onikiden,
Vuran olmaz Erzurum'da.

Havada yumurtlar huma,
Kim der vebali boynuma
Sazci derler tabutuma,
Giren olmaz Erzurum'da

Abide yaptilar kimi,
Reyhani dinle vasfimi
Benim ise mazarimi
Ören olmaz Erzurum'da.

Oy Oy

Erzurumlu gelin düstü aklima
Çikip yollarima bakanim oy oy.
Gözü sürme bilmez, eller kinali,
Üstünde simsekler çakanim oy oy...

Dagi bilir bagi bilmez sevdigim
Aglamayi bilir gülmez sevdigim
Esans kolonyayi sürmez sevdigim
Üzerinde tezek kokanim oy oy..

Sabah olur yarim ekmek götürür
Gün ögle olmadan yiyer bitirir
Yavrusunu tas dibine yatirir
Yalin ayak bostan ekenim oy oy..

Yikik avlusuna hasir sererek,
Körpe yavrusuna gögüs gererek
Gündüzleri rüzgarlardan sorarak
Gece yildizlara bakanim oy oy..

Semai

Sanma her sey gece yatar
Çok sey var gece yatmaz
Hakk'in cemalini görmüs
Akan sular gece yatmaz.

Hakikatin ermisleri
Marifetin görmüsleri
Veysel karani dervisleri
Zikre baslar gece yatmaz.

Sözüm yalan ile buyur
Istemem dünyaya duyur
Sag vücutlar gündüz uyur
Hasta baslar gece yatmaz.

Yüksekler dagli meseli
Enginler beyli pasali
Reyhanî aska düseli
Döker yaslar gece yatmaz

Koklaya Koklaya

Gel yarim yeter bekledim
Gülü koklaya koklaya
Gözlerime yaş ekledim
Seli koklaya koklaya

Bir derdime bin ekledim
Aşkın boynuma yükledim
Seherde haber bekledim
Yeli koklaya koklaya

Gurbet gezdim adım adım
Asla olmadı muradım
Sırma saçın hatırladım
Teli koklaya koklaya

Reyhani'yim bak zamana
Kara bağrım yana yana
Kerem oldum Aslı Han'a
Külü koklaya koklaya


KAYNAK

  • http://www.paylasimmerkezi.com/kimdir/14378-asik-reyhani-kimdir.html
  • http://www.turkuler.com/ozan/reyhani.asp
  • http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=3573

  

İLGİLİ LİNKLER

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız Sitemize üye olarak ve  bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 



Yorumlar